SONUÇ
Mali bir ibadet olan zekât, İslâm’ın üzerine bina edildiği beş temel esastan biridir. Zekâtın ekonomik ve sosyal yönleri; toplumun barış, huzur ve gelişmesinde önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Bu önemi dolayısıyla Kuran-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde defalarca namaz ile birlikte emredilmiştir.
Zekât kitap, sünnet ve icmâ ile farz olmakla birlikte, her Müslüman zekât ile mükellef değildir; zekâtın farz olması için bir takım şartlar vardır. Namaz ve oruçta olduğu gibi, akıllı, ergin ve Müslüman olmak zekâtta da yükümlülük şartlarındandır. Bunun yanında zekât, sosyal yardımlaşma ve dayanışma anlamı içerdiği ve üçüncü kişilerin haklarını da ilgilendirdiği için, mükellef ve malla ilgili bir takım şartlar daha bulunmaktadır. Bunlara yükümlülük veya vücup şartları denir. Ayrıca zekâtın geçerli olması için, edasında da bazı şartlar aranmaktadır. Bunlara ise, sıhhat şartları denir.
Kişinin zekâtla yükümlü olması için gereken şartların bir kısmı mükellefle, bir kısmı da mal ile ilgilidir. Zekâtın farz olması için mükellefte aranan şartlar; Müslüman, akıllı ve ergin olmaktır.
Kur’ân-ı Kerim’de, altın ve gümüş, toprak mahsulleri, elde edilen kazanç, maden ve benzeri yer altı serveti ve diğer malların zekâta tabi olduğu belirtilmiş ve bunların zekâta tabi olması için, ihtiyaç fazlası olması, temiz ve helal olması dışında başka bir şart belirlenmemiştir.
İslâm bilginleri, Hz. Peygamber’in zekâta tabi mallar ve bazı şartları ile ilgili açıklamaları ile hulefâ-i râşidîn dönemindeki uygulamalardan hareketle, zekâta tabi malların şartlarını belirlemeye çalışmıştır. Bu bağlamda malın zekâta tâbi olması için, “tam mülk”, “artıcı”, “ihtiyaç fazlası” olması, “nisap miktarına” ulaşması ve “üzerinden bir yıl geçmesi”ni şart koşmuşlardır.
Aslında, Kur’ân-ı Kerim’deki açıklamalara bakıldığında ve zekâtın hikmet ve amacı göz önünde bulundurulduğunda, zekâta tâbi mallarda aranan en önemli, hatta belki de yegâne şartın, malın “ihtiyaç fazlası olması” olduğu görülür. Artıcı olma vasfının, ihtiyaç fazlası olma şartı altına dâhil edilebilir. Zaten Kur’ân’da zekat malı ile ilgili olarak, ihtiyaç fazlası olması ile temiz ve helal olması dışında başka bir şart koşulmamaktadır. Klasik kaynaklarda yer alan malın “nisap miktarında” ve “üzerinden bir yıl geçmiş” olması şartları da, aslında “ihtiyaç fazlası” olması şartı altında toplanabilir. Çünkü malın nisap miktarında olması, ihtiyaç fazlası olmasının ölçütü; üzerinden bir yıl geçmesi ise bunun kesinleşip yerleşmesidir.
Hz. Peygamber tarafından belirlenen nisaplar, bir açıdan o dönem İslâm toplumunun ortalama hayat standardını ve zenginlik ölçüsünü göstermektedir. Nisap miktarının belirlenmesinde kullanılan bu mallar, o dönemin en yaygın geçim ve zenginlik aracıdır. Nisabın bu mallar üzerinden belirlenmesi, sosyal ve ekonomik şartların fazla değişmediği ileriki dönemlerde de aynen korunmuştur. Belirlenen bu nisaplar, keffâret, fidye gibi yükümlülüklerin ölçüsüyle değerlendirildiğinde nisabın, en küçük ailenin bir yıllık geçimliği olduğu görülür. Dolayısıyla nisap, en küçük ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayan mal varlığıdır. Başka bir ifadeyle temel ihtiyaçlarını karşılayıp muhtaç olmayan kimse zekâtla mükelleftir.
Bu itibarla, zekâta tabi mallarda helal ve temiz olmasının dışında temel ihtiyaçlardan fazlası olmasından başka bir şart aranmamaktadır. Temel ihtiyaçlar ise, demirbaşlar ve geçimlikten oluşmaktadır. Demirbaşlar, kişinin oturduğu ev, ev eşyası, bindiği araba, mesleğini icra ettiği dükkân, ofis, imalathane, büro malzemesi, makine, aletler ve benzeri şeylerdir. Geçimlik ise, hayatta kalabilmek için gerekli olan şeyler; kişinin kendinin ve ailesinin fizyolojik düzeyde hayatını sürdürebileceği en düşük ücret; yiyecek parası, nafaka anlamına gelmektedir. Hadislerdeki “nisap” ile ilgili ifadeler, bu ikinci kısımla ilgilidir; yani kişinin nafakası için ne kadar ayırması gerektiğini açıklamaktadır.
Buna göre zekâta tabi mallar ve nisabı şöyle açıklanabilir:
Paranın zekâtı. Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanında ve ondan sonraki dönemlerde altın ve gümüş, para olarak zekâta tabi olmuştur. Günümüzde altın ve gümüş para veya bunların karşılığı olan banknotlar tedavülden kalkıp yerini kâğıt paralar almıştır. Buna rağmen, devlet veya belirli kurumlarca basılan altın para ve külçe altınlar borçlanma ve tasarruf aracı olarak kullanılmaya devam etmektedir. Bu sebeple söz konusu altınların para olma özelliği devam etmektedir. Buna göre, devlet veya belirli kurumlarca basılan altın para ve külçe altınlar 80,18 gr.’a ulaştığında % 2,5 oranında zekâta tabidir. Bunların dışında kalan altın eşyanın para olma vasfı kalmadığı için, altın ziynet eşyası, ticaret malı olarak zekâta tabidir; ticaret için olmayan, kullanım amaçlı bulundurulanlar ise zekâta tabi değildir.
Gümüşün ise, hem insanların örfünde, hem de kanun nazarında para vasfı kalmamıştır. Bunun için ticaret amacıyla bulundurulan gümüş eşya zekâta tabidir; ticaret için olmayan, kullanım amaçlı bulundurulanlar ise zekâta tabi değildir.
Paranın nisabının belirlenmesinde ise günümüz ekonomik ve istatistikî verileri dikkate alınmalıdır. Bu konuda TÜİK veya sendikalar tarafından belirlenen açlık ve yoksulluk sınırı, nisabı belirlemede yeterli değildir. Bu sebeple, Diyanet İsleri Başkanlığının koordinesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu temsilcileri ve konunun uzmanı akademisyenlerden oluşturulacak bir komisyonla asgari geçim endeksi belirlenmeli ve bu TÜİK verileriyle belirli periyotlarda güncellenmelidir. Bu çalışma yapılıncaya kadar da, TÜİK’in belirlediği yoksulluk sınırı nisab olarak kabul edilebilir. Ancak son yıllarda TÜİK, kalori ihtiyacına göre istatistiklerle yoksulluk ve açlık sınırını belirlememektedir. Bu sebeple, Ankara’da yaşayan bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için alması gereken asgari gıda maddelerini esas alarak açlık ve yoksulluk sınırını belirleyen Türk-İşin belirlediği açlık sınırı nisap olarak kabul edilebilir. Türk-İş, Temmuz 2015 tarihi itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırını, 1328,92 TL. olarak belirlemiştir. Kendi evi bulunmayıp kirada oturan kimse, buna kira ücretini ekler. Buna göre, aylık geliri bundan fazla olanlar zekâtla mükellef olur.
Bunda da maaş ve ücretin elde ediliş zamanı ve güvencesi dikkate alınmalıdır: Günümüzde memurlar maaşlarını, işçiler de ücretlerini aylık almaktadır. Bunun yanında, yevmiye ile çalışan, ücretini haftalık alan işçiler bulunduğu gibi, üç ayda maaş alan emekliler de bulunmaktadır. Memurlar kanunî güvence altındadırlar. Devlet memurluğundan çıkarılmasını gerektiren bir suç işlemedikçe memuriyetten çıkarılamaz, aylık ve başka hakları elinden alınamaz. Emeklilerin de maaşları kesilemez. İşçiler de, son 120 gün içinde sürekli çalışıp prim ödemesi ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemesi durumunda işsizlik ödeneği hakkı kazanmaktadır. Bunların ayrıca sağlık güvenceleri de bulunmaktadır.
Bu itibarla memur maaşları ile işsizlik ödeneği almaya hak kazanan işçilerin ücretleri, nisap miktarından fazlaysa zekâtı verilmelidir. Aylık alanlar, aylığı nisap olarak kabul edilen aylık yoksulluk sınırından fazla ise, bu fazlalığın kırkta bir zekâtını vermelidir. Üç aylık alanlar, bunu üçle çarparak; haftalık alanlar ise dörde bölerek hesabını yapmalıdır. Sosyal güvencesi olmayanlar ile henüz işsizlik ödeneği almaya hak kazanamayanlar ise, zekâtını yılsonu itibarıyla hesaplamalıdır.
Ticarî malların zekâtı. Günümüzdeki ticari hayat, Hz. Peygamber (s.a.s.), ashap, tabiin ve müçtehit imamlar dönemindekinden tamamen farklıdır. O dönemde ticaret, çok çeşitli ve karmaşık değildi; ticaret, menkul malların alınıp, kâr etmek amacıyla satılmasından oluşuyordu. Böyle bir ortamda, ticaret malının hem sermayesi ve hem gelirinden vergi alınması normal bir yaklaşımdır. Fakat günümüzde ticaret çok karmaşık ve girift bir hale gelmiştir. Ulaşım ve iletişim araçlarının gelişmesiyle dünyanın bir ucundan diğerine mal alınıp satılması mümkün hale gelmiştir. Kredili sistemler gelişmiş, sadece katalog üzerinden pazarlama yöntemleri oluşmuştur. Borsalar kurulmuş, menkul kıymetler alınıp satılmaya başlanmıştır. Sanal ortamda, internet aracılığıyla pazarlama her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Bu ortamda, gelirin değil de, sermayenin esas alınması birçok olumsuzluklara neden olacaktır. Bütün malı dükkânında bulunan bir esnaf, nisap miktarı mala sahip olduğu için, belki geçimini zor temin ettiği veya hiç kâr elde etmediği halde zekâtla mükellef olacakken; dükkânında hiç mal bulundurmayan, fakat uzman kişilerle uluslar arası piyasada iş bağlayan ve yüksek gelir kazanan tüccar zekâtla yükümlü olmayabilecektir. Aynı şekilde sermayesi yüksek olduğu halde, kazancı sermayesine göre az olan iş sahipleri zekât ödemekte sıkıntıya düşecektir.
Bu itibarla, ticari malların zekâtında, haksızlıklara ve olumsuzluklara sebep olabilecek sermaye ve gelirinden % 2,5 oranında zekât ödenmesi şeklindeki klasik zekât usulünden vazgeçip, daha adil olan, gelire dayalı zekât uygulamasına geçilmelidir. Buna göre, ticaretle meşgul olan kimsenin yıllık kazancı, 12 aylık paranın nisabına ulaşırsa, gayri safi gelirin % 10’u veya safi gelirin % 5’i zekât olarak verilmelidir.
Kira gelirlerinin zekatı. Zekâtın hikmet ve amacı göz önünde bulundurulduğunda, bina, salon, ev, dükkân gibi taşınmazlar ile nakil araçlarının kira geliri de zekâta tabi olmalıdır. Bunların nisabı, kira gelirinin elde edildiği periyotlara göre paranın nisabı ile hesaplanmalıdır. Kira geliri nisaba ulaşıyorsa, ya ele geçen miktarın % 5’i, ya da kiralanan için yapılan masraf ve vergiler çıkarıldıktan sonra kalan miktarın % 10’u zekât olarak verilmelidir. Bunların zekâtının ödenmesinde, elde edilen gelirin üzerinden bir yıl geçmesi beklenmeyip, kira ele geçtikçe verilmelidir.
Sınaî yatırımların zekâtı. Sınaî yatırımları zanaatkârın el aleti gibi kabul edip zekâttan muaf tutmak mümkün değildir. Fakat bunların değeri üzerinden zekât verilmesi de, işletmelere ağır zekât yükü yükleyecektir. Bunun için sınaî yatırımların zekâtı gelirleri üzerinden ödenmelidir. Prensip olarak, sermayeden ödenen zekât % 2,5; ürün/gelirden ödenen zekât ise % 5 veya 10 oranında olduğu için, sınaî yatırımların zekâtı, masraflar çıkarıldıktan sonra kalan safi gelirin % 10’u oranında verilmelidir.
Menkul kıymetlerin zekâtı. Kira sertifikaları dışında kalan sabit gelirli menkul kıymetlerin gelirleri faiz mahiyetindedir. Bunun için söz konusu menkul kıymetlerin gelirinde zekât söz konusu değildir. Çünkü ibadetlerin helal parayla yapılması gerekir. Bu gelirlerin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması ve tövbe edilmesi gerekir. Fakat söz konusu menkul kıymetlerin anaparası sahibinin malıdır ve zekât konusunda paranın hükmüne tabidir; nisaba ulaşması durumunda % 2,5 oranında zekâtı verilmesi gerekir.
Borsa ve aracı kurumlar gibi sermaye piyasalarında alınıp satılarak kazanç elde etmek amacıyla alınan her türlü hisse senedi, sermaye piyasasındaki değeri üzerinden % 2,5 oranında zekâta tâbi olmalıdır. Fakat kişi, yatırımcı olarak bir şirketin hissesini elinde bulunduruyorsa, şirketin geliri üzerinden, masraflar çıkarıldıktan sonra kalan safi gelirin % 10’unu zekât olarak vermelidir.
Hayvanların zekâtı. Hayvanlar, ya çalıştırılmak, ya ticaret, ya da besi amacıyla bulundurulmaktadır. Bunlardan çalıştırılmak amacıyla elde bulundurulanlar zekâta tabi değildir. Ticaret amacıyla bulundurulan hayvanlar ise, ticaret malının zekâtına tabidir. Dolayısıyla, ticaret amacıyla beslenip büyütülen büyük ve küçükbaş hayvanlar, celebin satın alıp, kârla satmak için elinde tuttuğu hayvanlar ticaret malıdır. Bunların, sayısına veya sâime olup olmamasına bakılmaz; kıymetleri esas alınır. Bunun için, mesela ticaret amacıyla az sayıda koyunu ve sığırı olan kimse, bunların değeri diğer ticaret malları ile birlikte nisaba ulaşınca, yılsonunda kıymetleri üzerinden kırkta bir zekâtını verir. Sığır, koyun ve deve dışında kalan at, katır, eşek, tavuk, hindi, tavşan gibi evcil veya evcilleşmiş hayvanlar da, ticaret maksadıyla bulundurulduğunda, diğer ticaret malı ile birlikte zekâta tabi olur.
Hayvansal ürün ve yavru elde etmek amacıyla yapılan sığır ve manda besiciliği, köylü modeli veya endüstriyel olarak yapılabilmektedir. Zekâtta bu iki model besiciliğin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir. Köylü modeliyle beslenen sığır otuzdan az ise, ister ahırda, isterse merada beslensin zekâta tabi değildir. Yılın çoğunu meralarda otlayarak beslenen sığır sayısı otuzdan fazlaysa zekâta tabidir.
Endüstriyel besicilikte, tonlarca süt ve süt ürünü elde edilen çiftliklerde beslenen hayvanları, “ma’lûfedir” diyerek zekâttan muaf tutmak, zekâtın hikmet ve amacıyla uyuşmaz. Bunların ürünleri üzerinden vergilendirilmesi gerekir. Endüstriyel süt besiciliğinde zekât, balın zekâtı ile birbirine benzemektedir. Arının ürünü olan baldan, 1/10 oranında zekât ödendiği gibi, süt besiciliğinde de zekât 1/10 veya 1/20 oranında verilmesi uygundur. Besicilikte sığırların yem ve vitamin, ilaç gibi diğer masrafları önemli bir meblağ oluşturduğu için, bunların da göz önünde bulundurulması gerekir. Buna göre süt besiciliğinde, ya bu masraflar süt ve süt ürünlerinden elde edilen gelirden çıkarılmaksızın 1/20 oranında veya çıkarıldıktan sonra geriye kalan gelirden, 1/10 oranında zekât verilmesi gerekir.
Hayvansal ürün ve yavru elde etmek amacıyla bulundurulan koyun ve deve, yılın çoğunu meralarda otlayarak besleniyorsa nisaba ulaşması halinde zekâta tabidir. Bunların nisabı ise, 40 koyun veya 5 devedir.
İlmihallerimizde ve genel olarak fıkıh kitaplarımızda koyunun zekâtında, ilk dilimde 120’de bir koyun, ikinci dilimde 80’de bir koyun, üçüncü dilimde 199’da bir koyun ve bundan sonra her yüzde bir koyun zekât olarak verilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu farklılık çeşitli şekillerde açıklanmaya çalışılmaktadır. Hâlbuki hadislerde, iki yüz ile üç yüz arasında üç koyun, üç yüzden sonra her yüz için bir koyun zekât verileceği bildirilmektedir. Bu itibarla, iki yüz ile üç yüz arasında üç koyun, üç yüzden sonra her yüz için bir koyun zekât verilmesi daha sahih görülmektedir.
Toprak mahsullerinin zekâtı. Türkiye toprakları mülk arazi olduğundan ve sahiplerinden haraç alınmadığından, elde edilen her türlü ürün zekâta tabidir. Toprak mahsullerinin zekâtının hesaplamasında, elde edilen hâsılattan ürün için yapılan masraflar çıkarılır, geriye kalan ürün nisaba ulaşırsa, tabii yollarla sulanan araziden elde edilen üründen 1/10; kova, tulumba, su motoru vb. usullerle masraf veya emekle sulanan araziden elde edilen üründen ise 1/20 oranında zekât verilir.
Bunların nisabı ise, hububatta 650 kg.dır. Fakat bu ürünler, pirinçte olduğu gibi, kabuğuyla depo edilirse, nisabı bunun iki katı, 1300 kg olur. Pamuk gibi ölçülemeyen ürünler ile sebze ve yaş meyvelerde ise, değeri esas alınmalı; bir yıllık paranın nisabına ulaşması durumunda zekâtı verilmelidir.
Maden ve definenin zekâtı. Bulunan defineden alınan pay ve bunların sarf yerleri göz önünde bulundurulduğunda, bunların zekât değil, fey olduğu anlaşılmaktadır. Ülkemizdeki düzenlemeye göre, bulunan define Kültür Bakanlığına veya Maliye ve Gümrük Bakanlığına teslim edilmesi gerekmektedir. Buluntu kültür varlığı değilse, Maliye Bakanlığı bulan kişiye değerinden belirli bir pay vermektedir. Buna göre, define bulan kişi, devlete ödemesi gereken vergiyi ödemektedir. Kendine verilen paranın zekâtı ise, diğer paraların zekâtıyla aynıdır. Başka parası yok ise kendisi, var ise onunla birlikte nisaba ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi durumunda % 2,5 oranında zekâtı verilir.
Madenler ile denizden çıkarılan inci, mercan, amber gibi değerli eşya ise, paranın nisabına ulaşması halinde, üzerinden bir yıl geçmesi beklenmeden 1/40 oranında zekâta tabidir.
BİBLİYOGRAFYA
“Kasım 2011 Açlık ve Yoksulluk Sınırı”, Türk-İş Haber Bülteni 28.11.2011.
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu.
Abbâs Bâz, Ahkâmü Sarfi’n-Nukûd, Amman 1999.
Abdil Karakuş, İslâm Hukuk Kaynaklarındaki Faiz Kavramının Modern Ekonomi Bağlamında Yeniden Değerlendirilmesi, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Kahramanmaraş 2006.
Abdulganî el-Ganîmî el-Meydânî, el-Lübâb fî Şerhi’l-Kitâb, Beyrut ty.
Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el-Mevsîlî, el-İhtiyâr li Ta’lîli’l-Muhtâr,İstanbul 1980.
Abdullah b. Mansûr el-Gafîlî, Nevâzilü’z-Zekât Dirâsetün Fıkhiyyetün Te’sîliyyetün li-Müsteceddâti’z-Zekât¸ ty. 2008.
Abdullah b. Mansûr el-Gafîlî, Nevâzilü’z-Zekât¸ 133-134;
Abdullah b. Mansûr el-Gafîlî, Zekâtu Eshümi’ş-Şerikât, 15-16;
Abdullah Durmuş, Fıkhî Açıdan Günümüz Para Mübadelesi İşlemleri, Basılmamış Doktora Tezi, İstanbul 2008, 13;
Abdullah Ebû Vehdân, “Zekâtü’l-Müstegallâti fi’l-Fıkhi’l-İslâmî”, Mecelletü Câmiati’n-Necâhi li’l-Ebhâs, 2013, 27(5).
Abdullah ed-Dirşevî, Abdullah es-Simâîl, Muhammed ed-Dirşevî, “Zekâtu Eshümi’ş-Şerikâti’l-Muâsıra”, Dirâsât İktisâdiyye İslâmiyye, 17/1.
Abdullah Kahraman, “İslâm Hukuk Düşüncesinde Taabbudî Hükümler ve Taabbudiyyâtın Sahası Üzerine” İslâm Hukuku Araştırmaları Dergisi, 2003, c. 2.
Abdulvehhâb Hallâf, İlmu Usûli’l-Fıkh, .
Abdurrahman b. Ebû Bekr Celâlüddîn es-Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr fi’t-Tefsîri bi’l-Me’sûr, Beyrut ty.
Abdurrahmen el-Cezîrî, Kitâbu’l-Fıkh alâ’l-Mezâhibi’l-Erbaa, İstanbul 1984.
Abdülaziz b. Sa’d ed-Degayser, Zekâtü’l-Eshüm.
Abdülaziz Bayındır, “Başlangıçtan Günümüze Kadar İslâm Toplumunda Madenî Paralar ve Kağıt Paralar”, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2000, 2.
Abdülaziz Bayındır, Ticaret ve Faiz, İstanbul 2007.
Abdülganî el-Ganîmî el-Meydânî, el-Lübâb fî Şerhi’l-Kitâb, Beyrut ty.
Abdülkerim Zeydân, el-Vecîz fî Usuli’l-Fıkh,
Ahmed Abdülaziz el-Mezînî, el-Mevâridü’l-Mâliyye fi’l-İslâm, Küveyt 1994.
Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, Beyrut 1997.
Ahmed b. Mustafa el-Merâğî, Tefsîru’l-Merâğî,
Ahmed Câmi’, en-Nazariyyetü’l-İktisâdiyye -et-Tahlîlü’l-İktisâdi’l-Küllî-, Kahire, 1976.
Ahmed el-Hasanî, İslâm’da Para.
Ahmed Hasen, el-Evrâku’n-Nakdiyye fi’l-İktisâdi’l-İslâmî Kıymetühâ ve Ahkâmühâ, Dimeşk 2002, 158;
Ahmet Tabakoğlu, “Nisap, Para ve Gelir Dağılımı”, Zekât Nisabı ve Fitre Miktarının Güncel Parasal Değerlerinin Belirlenmesi Konulu Tartışmalı İlmî Toplantı, Mudanya, 27.9.2004.
Alâüddin es-Semerkandî, Tuhfetü’l-Fukahâ, Beyrut 1984.
Alâuddîn Ebû Bekir b. Mes’ûd el-Kâsânî, Bedâi’u’s-Sânâi’ fî Tertîbi’ş-Şerâi’, Beyrut 1986.
Alâuddin Ebû’l-Hasan Ali b. Süleyman el-Merdâvî, el-İnsâf fî Ma’rifeti’r-Râcihi mine’l-Hilâf, (el-Mukni’ ve eş-Şerhu’l-Kebîr ile birlikte), yy. 1995.
Alâuddin Ebû’l-Hasen Ali b. Muhammed b. Abbâs el-Ba’lî, el-Ahbâru’l-İlmiyye mine’l-İhtiyârâti’l-Fıkhiyye li-Şeyhi’l-İslâm İbni Teymiyye, 146.
Alâuddîn Müttekî el-Hindî, Kenzü’l-Ummâl,.
Ali b. Ahmed el-Adevî, Hâşiyetü’l-Adevî alâ Şerhi Kifayeti’t-Tâlib, Beyrut 1412.
Ali Bardakoğlu, “Nisab” İslâmî Kavramlar, Ankara 1997.
Ali el-Hafif, Ahkamu’l-Muamelâti’ş-Şer’iyye, Kahire 2008.
Ali Haydar, Dürerü’l-Hükkâm Şerhu Mecelleti’l-Ahkâm, Riyat 2003.
Ali Haydar, Usûl-i Fıkıh Dersleri,.
Ali Keleş, İslâm’a Göre Para Kavramı (Tarihi, Tanımı ve Fonksiyonları), Yayınlanmamış Doktora Tezi, Bursa 1998.
Ali Özek, Hayrettin Karaman, Mehmet Akif Aydın, Mehmet Erkal, İbadet ve Müessese Olarak Zekât, İstanbul 1984.
Ali Pekcan, “Mevrid-i Nass’ta İctihada Mesağ Yok (mu?) dur. (İctihad’ın Mahiyeti ve Sınırlarına Dair Bir Analiz)” İslâm Hukuku Araştırmaları Dergisi, 2003.
Asena Caner, “Yoksulluk ve Gelir Dağılımı”, Türkiye Ekonomisi Yeni Yapı (2000-2008), Ed. Nazende Özkaramete Coşkun, Ankara 2009.
Ayşe Meral Uzun, “Yoksulluk Olgusu ve Dünya Bankası”, C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi. 2003.
Bedrüddin el-Aynî, Şerhu Süneni Ebî Dâvud.
Bedrüddin el-Aynî, Umdetü’l-Kâri Şerhu Sahihi Buhârî, .
Bedrüddin Muhammed b. Bahadır ez-Zerkeşî, el-Mensûr fi’l-Kavâid, Küveyt 1985.
Beyhaki, es-Sünenü’s-Suğrâ, (Minnetü’l-Kübrâ ile birlikte).
Beyhakî, Ma’rifetü’s-Süneni ve’l-Âsâr¸ Kahire 1991,
Beyhakî, Sünenü’l-Kübrâ, Haydarabad 1352, 4/125.
Bilal Aybakan, “Nakit”, DİA.
Bilal Aybakan, “Temlîk”, DİA.
Borsa İstanbul, Sabit Getirili Menkul Kıymetler, İstanbul 2013.
Ebû Abdullah Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm b. el-Muğîre el-Buhârî, el-Câmi’u’s-Sahîh.
Cemalüddîn Abdurrahman es-Süyûtî, el-Eşbâh ve’n-Nezâir fî Kavâidi ve Furû’i Fıkhi’ş-Şâfiiyyeti, Mekke 1997.
Cemalüddin Ebû Muhammed Abdullah b. Yûsuf b. Muhammed ez-Zeylaî, Nasbu’r-Râye li-Ehâdîsi’l-Hidâye, (Buğyetü’l-Elma’î fî Tahrîci’z-Zeylaî ile birlikte), Beyrut 1997.
Cengiz Kallek, “Ukiyye”, DİA.
DİB Din İşleri Yüksek Kurulu, Zekât Sıkça Sorulanlar, Ankara 2010.
DİE 2002 Yoksulluk Çalışması, 2004.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 26/11/1981 tarih ve 7 sayılı Genelgesi.
DPT, “Gelir Dağılımının İyileştirilmesi ve Yoksullukla Mücadele Özel İhtisas Komisyonu Raporu”, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Ankara 2001.
Ebû Abdullah el-Hâkim Muhammed b. Abdullah b. Muhammed b. Hamdeviyye en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek ala’s-Sahihayn, Beyrut 1990.
Ebû Abdullah el-Huraşî, Şerhu Muhtasarı Halîl¸ yy. ty.
Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed b. Ebû Bekir Şemsüddin el-Kurtubî, el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, Kâhire 1964.
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir b. Eyyûb İbnKayyım el-Cevziyye, Bedâi’u’l-Fevâid, yy. ty., 3/1075-1076.
Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî, el-Ümm, Beyrut 1393.
Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî, Tertibü Müsnedi’l-İmâmi’l-Muazzam ve’l-Müctehidi’l-Mukaddem Ebî Abdillâh Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî, Beyrut 1951.
Ebû Abdullah Muhammed b. Yezîd İbn Mâce el-Kazvînî, es-Sünen, Beyrut.
Ebû Abdullah Muhammed b. Yûsuf b Ebû’l-Kâsım el-Abderî, et-Tâc ve’l-İklîl li-Muhtasarı Halîl, Beyrut 1398.
Ebû Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-Nesâî, es-Sünen, Beyrut 1420.
Ebû Bekir Abdullah b. Muhammed b. Ebî Şeybe el-Absî, el-Musannef, Cidde 2006.
Ebû Bekir Abdurrazzâk b. Hemmâm es-San’ânî, el-Musannef, Beyrut 1972.
Ebû Bekir Ahmed b. Ali er-Razî el-Cessâs, Ahkâmu’l-Kur’ân, .
Ebû Bekir Ahmed b. El-Hüseyin b. Ali el-Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, Haydarâbâd 1352.
Ebû Bekir Muhammed b. İbrâhîm b. Munzir en-Nîsâbûrî, el-İcmâ’, Birleşik Arap Emirlikleri 1999.
Ebû Bekir Muhammed b. İshâk b. Huzeyme es-Sülemî en-Nîsâbûrî, es-Sahîh, Beyrut ty.
Ebû Ca’fer Ahmed b. Muhammed et-Tahâvî, Muhtasaru’t-Tahâvî, Haydarâbâd ty.
Ebû Câfer Muhammed b. Cerîr et-Taberî, Câmi’u’l-Beyân an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân, Kâhire ty.
Ebû Dâvûd Süleymân b. el-Eş’as es-Sicistânî, es-Sünen, Beyrut.
Ebû Hafs Siracüddîn Ömer b. Ali b. Âdil ed-Dimeşkî, el-Lübâb fî Ulûmi’l-Kitâb, Beyrut 1998.
Ebû Hasan Ali b. Muhammed el-Mâverdî, el-Hâvî’l-Kebîr fî Fıkhi Mezhebi’ş-Şâfiî, Beyrut 1994.
Ebû Hâtim Muhammed b. Hibbân b. Ahmed b. Hibbân et-Temîmî, es-Sahîh, Beyrut 1993.
Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ et-Tirmizî, el-Câmi’u’s-Sahîh (Sünenü’t-Tirmizî), Beyrut, ty.
Ebû İshak Ahmed b. Muhammed es-Sa’lebî, el-Keşfu ve’l-Beyân an Tefsîri’l-Kur’ân.
Ebû İshâk İbrâhîm b. Ali b. Yûsuf eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb fî Fıkhi’l-İmâmi’ş-Şâfiî, Dimeşk 1992
Ebû İshâk İbrahim b. Musa b. Muhammed el-Lahmî eş-Şatıbî, el-Muvafakât fî Usûli’l-Fıkh, Beyrut ty., 2/300.
Ebû Muhammed Abdullah b. Abdurrahman b. El-Fadl ed-Darimî, Sünenü’d-Dârimî, Suudî Arabistan, 2000.
Ebû Muhammed Ali b. Ahmed b. Saîd İbn Hazm, el-Muhallâ, Mısır 1349.
Ebû Muhammed Fahruddin Osman b. Ali ez-Zeylaî, Tebyînü’l-Hakâik Şerhu Kenzi’d-Dekâik¸ Bulak 1313.
Ebû Ömer Yusuf b. Abdullah b. Abdilberr en-Nemrî el-Kurtubî, et-Temhîd li-mâ fi’l-Muvattai mine’l-Meânî ve’l-Esânîd¸ (thk. Saîd Ahmed A’râb), yy. 1989.
Ebû Ömer Yusuf b. Abdullah b. Muhammed İbn Abdilber, el-Kâfî fî Fıkhi Ehli’l-Medîneti’l-Mâliki, Riyad 1980.
Ebû Süleymân Ahmed b. Muhammed el-Hattâbî, Meâlimü’s-Sünen¸ Halep 1932.
Ebû Ubeyd el-Kasım b. Selâm, Kitâbu’l-Emvâl, Beyrut 1989, 86;
Ebû Yûsuf Ya’kûb b. İbrâhîm, Kitâbu’l-Harâc, Beyrut 1979.
Ebû Zekeriyyâ Muhyiddin b. Şeref en-Nevevî, Kitâbu’l-Mecmû’ Şerhu’l-Mühezzebi li’ş-Şîrâzî, Cidde ty.
Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Âdem, el-Harâc, yy. 1384.
Ebû Zekeriyya Yahya b. Şeref en-Nevevî, el-Minhâc Şerhu Sahîhi Müslimi’bni’l-Haccâc, Beyrut 1392.
Ebû’l-Berekât Ahmed b. Muhammed el-Adevî ed-Derdîr, eş-Şerhu’l-Kebîr, (Desûkî ile birlikte), yy. ty.
Ebû’l-Fadl Ahmed b. Ali b. Muhammed b. Ahmed b. Hacer el-Askalânî, ed-Dirâye fî Tahrîci Ehâdîsi’l-Hidâye, Beyrut ty.
Ebû’l-Fadl Ahmed b. Ali b. Muhammed b. Ahmed b. Hacer el-Askalânî, Telhîsu’l-Habîr fî Tahrîci Ehâdîsi’r-Râfiî el-Kebîr, yy. ty.
Ebû’l-Fadl Cemalüdden Muhammed b. Mükerrem İbn Manzûr, Lisânu’l-Arab, Beyrut ty.
Ebû’l-Fedâ İsmâîl b. Ömer b. Kesîr ed-Dimeşkî, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm, Kâhire 2000
Ebû’l-Hasen Ali b. Ebû Bekir b. Abdülcelîl el-Merginânî, el-Hidâye Şerhu Bidâyeti’l-Mübtedî, İstanbul 1986.
Ebû’l-Hasen Ali b. Muhammed b. Habîb el-Mâverdî, el-Ahkâmu’s-Sultâniyye ve’l-Vilâyâtü’d-Dîniyye, Kuveyt 1989.
Ebû’l-Hasen Ali b. Ömer b. Ahmed b. Mehdî el-Bağdâdî ed-Dârakutnî, Sünenü’d-Dârakutnî, Beyrut 2004.
Ebû’l-Hüseyin Müslim b. Haccâc el-Kuşeyri en-Nîsâbûrî, Câmi’u’s-Sahîh, Beyrut.
Ebû’l-Kâsım Abdülkerîm b. Muhammed b. Abdülkerîm er-Râfiî, el-Azîz Şerhu’l-Vecîz (eş-Şerhu’l-Kebîr), Beyrut 1997.
Ebû’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Ahmed b. Rüşd el-Kurtubî, Bidâyetü’l-Müctehid Nihâyetü’l-Muktesid, yy. 1982.
Ebû’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Rüşd el-Kurtubî, el-Beyânu ve’t-Tahsîlu ve’ş-Şerhu ve’t-Tevcîhu ve’t-Ta’lîlu li-Mesâili’l-Müstahreceti, Beyrut 1988.
Ebû’t-Tayyib Muhammed Sıddık Han, Neylü’l-Merâm Tefsiru Ayâti’l-Ahkâm.
Eda Doğan, Türkiye’de Yoksulluğun Ölçülmesi, (Uzmanlık Tezi), Ankara 2014.
el-Hicâvî, el-İknâ’, 1/242;
Emir Padişah, Teysîru’t-Tahrîr.
Emrullah Dumlu, Ticaret Mallarının Zekâtı, Rağbet Yayınları;
Erdoğan Alkin, İktisat, İstanbul 1992.
Ernur Demir Abaan, Para: Para Hukuku ve Kaynakları, Nisan 2004.
Erol Zeytinoğlu, Ekonomik Sistemler, İstanbul 1985.
Ersoy Akıncı, Ulusal Gelir (İktisada Giriş), Ankara ty.
Fahruddîn Osman b. Ali ez-Zeylaî, Tebyînü’l-Hakâik Şerhu Kenzi’d-Dekâik, (Şelebî Hâşiyesi ile birlikte) Bulak 1313.
Ferhat Koca, İslâm İbadet Esasları, .
Giresun Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü “Entansif Besicilik” Broşürü (Giresun 2014).
H. Erden, N. Gözaydın, İ. Parlatır, T. Tekin, H. Zülfikar, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük, Ankara 1988.
H. İbrahim Acar, “Zekâtın Önemi, Temel İhtiyaçlar ve Nisap Miktarıyla İlgili Değerlendirmeler”, İslâm Hukuku Araştırmaları Dergisi, 2011.
H. Yunus Apaydın, “İctihad”, DİA.
Hâdimî, Mecâmi‘u’l-Hakâik, .
Hâfız Ebû’l-Kâsım Süleyman b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemu’l-Kebîr, Kahire ty.
Hâfız Nureddîn Ali b. Ebû Bekir el-Heysemî, Buğyetü’r-Râid fî Mecma’i’z-Zevâid ve Menba’i’l-Fevâid, Beyrut 1994.
Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul 1991.
Hamîd b. Zenceviyye, Kitâbu’l-Emvâl, .
Hamza Aktan, “Define” DİA.
Hasan Abdullah Emîn, Zekâtü’l-Eshümi fî’ş-Şerikât: Münâkaşatu Ba’di’l-Ârâi’l-Hadîse, Cidde 1993.
Hayreddin Karaman, İslam’ın Işığında Günün Meseleleri, İstanbul 1993.
Hayreddin Karaman, İslam’ın Işığında Günün Meseleleri, İstanbul 2012.
Hüseyin Vural, Zekât Fitre Nisabı ve Günümüz Ölçüleriyle Yeniden Tespiti, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya 2006.
İ. Şıklar, Para Teorisi ve Politikası, Eskişehir 2004.
İbrahim Fuad Ahmed Ali,el-Mevâridu’l-Mâliyye fi’l-İslâm, Kahire 1972.
İbrahim Kafi Dönmez, “Niyet”, “Sebep” DİA.
İbrahim Lazol, Genel Muhasebe, (Açıköğretim Fakültesi Yayını), Eskişehir 2012.
İbrahim Mustafa, Ahmed ez-Ziyât, Hâmid Abdülkâdir, Muhammed en-Neccâr, El-Mu’cemu’l-Vesît, yy. 2004.
İbrahim Paçacı, “Altın – Para – Faiz İlişkisi Ve Altının Vadeli Satışı”,Fıkhî Açıdan Finans ve Altın İşlemleri, .
İbrahim Paçacı, “Nisap”, “Rikaz”, “Sâime”, “Sebep”, “Zekât” Dini Kavramlar Sözlüğü, Ankara 2005.
İshak b. Mansur el-Mervezî, Mesâilü’l-İmâm Ahmed b. Hanbel ve İshak b. Râhûye.
İsmail Köksal, “İslâm Hukukuna Göre Zenginliğin Alt Sınırı: Nisap”, İslâmî Araştırmalar, 20/1.
Kadı Ebû Muhammed Abdulvehhab b. Ali b. Nasr el-Bağdâdî, el-İşrâf alâ Nüketi Mesâili’l-Hilâf.
Kamil Miras, Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercümesi ve Şerhi.
Kemalüddîn Muhammed b. Abdülvâhid İbnu’l-Hümâm es-Sivâsî, Fethu’l-Kadîr,Beyrut ty. 2/153;
Komisyon, “Mekâdîr”, el-Mevsû’atu’l-Fıkhiyyeti’l-Kuveytiyye, Kuveyt İslâm İşleri ve Vakıflar Bakanlığı Yayını.
Kuveyt Zekât Kurumu Dini Heyeti, Ahkâm ve Fetâvâ Zekâti, ve’s-Sadekâti ve’n-Nüzûri ve’l-Keffârât¸ 2009.
Lerzan İskenderoğlu, Uluslar Arası Para Sisteminin Sorunları ve İyileştirme Çalışmaları, APE Tartışma Tebliği, TC Merkez Bankası, Haziran 2008, II. Bölüm;
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Ankara 2014.
M. Akdiş, Para Teorisi ve Politikası, İstanbul 2001.
Mahmud Ahmed, İslâm İktisadı Mukayeseli Bir Tetkik, (Çev. Yusuf Ziya Kavakçı) İstanbul 1975, 149-153.
Mahmûd Şeltût, el-Fetâvâ Dirasetün li-Müşkilâti’l-Müslimi’l-Muâsıri fî Hayâtihi’l-Yevmiyyeti’l-Âmme, Kahire 2004.
Mâlik b. Enes el-Esbahî el-Medenî, el-Müdevvenetü’l-Kübrâ, Beyrut 1994.
Mâlik b. Enes el-Esbahî el-Medenî,, Muvatta, Birleşik Arap Emirlikleri 2004.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, 26.12.1992 tarih ve 21447 mükerrer sayılı Resmî Gazete.
Mansûr b. Yûsuf b. İdrîs el-Buhûtî, Keşşâfu’l-Kınâ’ an Metni’l-İknâ’, Beyrut 1997.
Mecdüddîn Ebû’s-Seâdât el-Mübârek b. Muhammed İbnu’l-Esîr el-Cezerî, Câmiu’l-Usûl fî Ehâdîsi’r-Rasûl, 1970.
Mecdüddîn Muhammed b. Ya’kûb el-Firûzâbâdî, el-Kamusu’l-Muhît.
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye.
Mehmed Zihni Efendi, Ni’met-İslâm, İstanbul 1978.
Mehmet Boynukalın, “Şart” DİA.
Mehmet Erdoğan, “Zeka Nisabının Amacı Dikkate Alınarak Günümüz Hayat Standartlarına Göre Yeniden Belirlenmesi”, Zekât Nisabı ve Fitre Miktarının Güncel Parasal Değerlerinin Belirlenmesi Konulu Tartışmalı İlmî Toplantı, Mudanya, 27.9.2004.
Mehmet Erdoğan, İslâm Hukukunda Ahkâmın Değişmesi.
Mehmet Erkal, “İslam’ın İlk Devirlerinde Para ve Zekat Nisabının Hesaplanması”, M.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi, İstanbul 1985, 3.
Mehmet Erkal, “Nisab”, “Öşür”, “Zekât” DİA.
Mehmet Erkal, “Zekât” İlmihal – İman ve İbadetler, TDV İSAM Yayınları
Mehmet Nalbat, Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçları ile M.S.İ`nin Tanımı ve Tüm Yönleriyle Vergilendirme Sürecinin Örnekli Anlatımı, Sakarya 2008.
Mehmet Saraç, “Para Ekonomisinin Temelleri
Menbecî, Ebû Muhammed Ali b. Zekeriya, el-Lübâb fî’l-Cem’i beyne’s-Sünneti ve’l-Kitâb, Dimaşk 1994.
Mete Yanar, Naci Tüzmen, Ömer Akbulut, Recep Aydın, Feyzi Uğur, “Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çiftliğinde Yetiştirilen Esmen Sığırların Süt ve Döl Verim Özellikleri”, Doğu Anadolu Tarım Kongresi, (14-18 Eylül 1998).
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Adalet, Menkul Kıymetler, Ankara 2013.
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Muhasebe ve Finansman Alanı Piyasaları İzlemek.
Moulana Abdul Mannan, İslâm Ekonomisi Teori ve Pratik, (Çev. Bahri Zengin, Tevfik Ömeroğlu), İstanbul 1973.
Muhammed Abdurrahman b. Abdurrahîm el-Mubârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî bi-Şerhi Câmi’i’t-Tirmizî, Dâru’l-Fikr, yy., ty.
Muhammed b. Abdülbâkî b. Yusuf ez-Zerkânî, Şerhu’z-Zerkânî elâ Muvattai’l-İmâm Mâlik, (thk. Taha Abdurraûf Sa’d), Kahire 2003.
Muhammed b. Ahmed b. Cizzî el-Kelbî el-Gırnâtî, el-Kavânînü’l-Fıkhiyye.
Muhammed b. Ali b. Muhammed Abdullah eş-Şevkânî, Fethu’l-Kadîr¸ Beyrut 1414.
Muhammed b. Ali b. Muhammed eş-Şevkânî, Neylü’l-Evtâr min Ehâdîsi Seyyidi’l-Ahyâr.
Muhammed b. Ebû Bekir Şemsüddîn İbn Kayyım el-Cevziyye, Zâdu’l-Meâd fî Hüdâ Hayri’l-İbâd, Beyrut 1994.
Muhammed b. İbrahim b. Abdullah et-Tüveycirî, Mevsûatu’l-Fıkhi’l-İslâm.
Muhammed Ebû Zehra, et-Tekâfülü’l-İctimâiyyü fi’l-İslâm, Kahire 1991.
Muhammed Ebû Zehra, Usûlü’l-Fıkh, 1958.
Muhammed el-Gazâlî, el-İslâm ve’l-Evdâu’l-İktisâdiyye, Kahire 2005.
Muhammed Emîn İbn Âbidîn, “Neşru’l-Örf”, Mecmûatu Resâili İbni Âbidîn.
Muhammed Emîn İbn Abidin, Hâşiyetü Reddi’l-Muhtâr ala’d-Dürri’l-Muhtâr Şerhi Tenvîri’l-Ebsâr, İstanbul 1984.
Muhammed Hatib eş-Şirbînî, el-İknâ’ fî Halli Elfâzi Ebû’ş-Şucâ’, Beyrut 1415.
Muhammed Pir Ali el-Birgivî, et-Tarîkatu’l-Muhammediyye fî Beyâni’s-Sireti’n-Nebeviyyeti’l-Ahmediyye, Bombay ty.
Muhammed Seyid Tantâvî, ,et-Tefsîru’l-Vesît li’l-Kur’âni’l-Kerîm.
Muhammed Süleyman Abdullah el-Eşkar, el-Vâdıh fî Usûli’l-Fıkh, Kahire 2004.
Muhammed Şemsü’l-Hak el-Azîm el-Âbâdî, Avnu’l-Ma’bûd Şerhu Süneni Ebî Dâvûd, Medine 1968.
Muhammed Zekî Şâfiî, Mukaddime fi’n-Nukûd ve’l-Bünûk, Dâru’n-Nahdati’l-Arabiyye, 9. Baskı, 1981.
Muhyiddîn en-Nevevî, Ravdatü’t-Tâlibîn ve Umdetü’l-Müftîn, Beyrut 1405.
Mustafa Ahmed ez-Zerkâ, el-Medhalü’l-Fıkhiyyu’l-Âm (el-Fıkhu’l-İslâmiyyu fî Sevbihi’l-Cedîd.
Mustafa Ahmet ez-Zerkâ, Şerhu’l-Kavâidi’l-Fıkhiyye¸ Dimeşk 198.
Mustafa es-Suyûtî, Metâlibu Üli’n-Nühâ fî Şerhi Gayeti’l-Müntehâ, Dimeşk 1961.
Mustafa es-Süyûtî er-Ruheybânî, Metâlibu Üli’n-Nühâ fî Şerhi Gâyeti’l-Müntehâ, Dimeşk 1961.
Mustafa Rüşdî, en-Nazariyyetü’n-Nakdiyye, İskenderiyye 1982.
Muvaffakuddîn Ebû Muhammed Abdullah b. Ahmed b. Muhammed b. Kudâme el-Makdisî, el-Muğnî, Beyrut 1997.
Muvaffakuddîn Ebû Muhammed Abdullah b. Ahmed İbn Kudâme el-Makdisî, el-Mukni’, (eş-Şerhu’l-Kebir ve el-İnsâf ile birlikte) 1995.
Mükerrem Hiç, Para Teorisi, İstanbul 1973.
Naci Gündoğan, “Türkiye’de Yoksulluk ve Yoksullukla Mücadele”, Ankara Sanayi Odası Dergisi, Ocak-Şubat 2008.
Nihat Dalgın, “Değişim Stratejisi Açısından Hukuk ve İslâm Hukuku”, OMÜİFD, 2003, 16.
Nuruddin Ali b. Süleymân b. Ebû Bekir el-Heysemî, Buğyetü’l-Bâhis an Zevâidi Müsnedi’l-Hâris, Medine 1992.
O. Oğuz, İktisada Giriş, Temel Kavramlar ve Prensipler, İstanbul 1992.
Orhan Hançerlioğlu, Ticaret Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1982.
Osman Eskicioğlu, “Faiz”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1989.
Osman Hüseyin Abdullah, ez-Zekât ed-Damânu’l-İctimâiyyu’l-İslâmî, Kahire 1989.
Ömer Akbulut, İsa Yılmaz, “Gelişmiş ve Az Gelişmiş Ülkelerde Sığır Islahında Sağlanan İlerlemeler”, 8. Ulusal Zootekni Bilim Kongresi, (5-7 Eylül 2013, Çanakkale).
Ömer Akbulut, Naci Tüzemen, Mete Yanar, “Türkiye’de Süt Sığırcılığı Konusunda Genetik Islah Çalışmaları”, Türkiye Süt Sığırcılığı Kurultayı, (25-26 Ekim 2007, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, İzmir).
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihali, İstanbul ty.
Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-i İslâmiyye ve Istılahât-ı Fıkhiyye Kâmûsu.
Özgür Topkaya, “Ekonomik İşbirliği Ve Kalkınma Örgütü (OECD) Üyesi Ülkelerde Sosyo Ekonomik Boyutuyla Göreli Yoksulluk Ve Çocuk Yoksulluğu: İngiltere Ve Türkiye Karşılaştırmalı Örneği”, Kamu-İş İş Hukuku ve İktisat Dergisi, 2013, 13/2.
Özgür Topkaya, “OECD Üyesi Ülkelerde Sosyo Ekonomik Boyutuyla Göreli Yoksulluk Ve Çocuk Yoksulluğu”, Kamu-İş İş Hukuku ve İktisat Dergisi, c.13, 2.
Recep Aydın, Hakkı Emsen, Mete Yanar, Naci Tüzemen, “Atatürk Üniversitesi Ziraat İşletmesinde Yetiştirilen Esmer ve Siyah Alaca Sığırların Süt Verimindeki Genetik Yönelimler”, Hayvancılık’96 Ulusal Kongresi, (18-20 Eylül 1996, Ege Üniversitesi, İzmir).
Reyhan Cafri, Adana İlinde Yoksulluğun Analizi: Sınırlı Bağımlı Değişkenli Modellerle Bir İnceleme¸ (Yüksek Lisans Tezi), Adana 2009, 6.
Sabahaddin Zaim, “Zekâtın İktisadî Önemi” Refah Ekonomisine Marshall ve Pigou’nun Katkıları.
Sabri Orman, “Modern İktisat Literatüründe Para, Kredi ve Faiz”, Para, Faiz ve İslâm, İstanbul 1987.
Saffet Köse, İslâm Hukuk Düşüncesinin Bazı Problemleri.
Salih b. Abdullah el-Lâhim, ez-Zekâtü fî’l-Akâr.
Seda Topgül, “Türkiye’de Yoksulluk ve Yoksulluğun Kadınlaşması”, C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 2013, 14/1.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Sermaye Piyasası Araçları,
Sıddık Ahmed Abdurrahim el-Cezvelî, Zekâtu’l-Mâli’l-Müstefâd Beyne’l-Fıkhi ve’t-Tatbîki (Tecrübetü’s-Sûdân), (Mastır Tezi), Sudan Cumhuriyeti Zekât İlimleri Enstitüsü Yayınları.
Sıddık Ensari, “TÜİK’in Yoksulluk Analizleri Üzerine” Maliye Finans Yazıları, Nisan 2010, 24/87.
Sirâcüddîn Ömer b. İbrâhîm b. Nüceym, en-Nehrü’l-Fâik Şerhu Kenzi’d-Dekâik, Beyrut 2002.
Süleyman b. Muhammed b. Ömer el-Büceyremî, Tuhfetü’l-Habîb alâ Şerhi’l-Hatîb, Beyrut 1996.
Sümer İncedal, Türkiye’de Yoksulluğun Boyutları: Mücadele Politikaları ve Müdahale Araçları, (Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanlık Tezi), Ankara 2013, 20;
Şah Veliyyullah Ahmed b. Abdurrahim ed-Dihlevî, Hüccetu’llahi’l-Bâliğa, Beyrut 2005.
Şemsüddin Ebû’l-Ferec Abdurrahman b. Muhammed İbn Kudâme el-Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebîr, (el-Mukni’ ve el-İnsâf ile birlikte).
Şemsüddin Muhammed b. El-Hatîb eş-Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc ilâ Ma’rifeti Meânî Elfâzi’l-Minhâc, Beyrut 1997.
Şemsüleimme Şemsüddîn es-Serahsî, Kitabu’l-Mebsût, Beyrut ty.
Şerefüddin Mûsâ b. Ahmed b. Mûsâ el-Hicâvî, el-İknâ’ fi-Fıkhi’l-İmâmi Ahmed b. Hanbel, Beyrut ty.
Şeyhzâde Damâd, Abdurrahman Efendi, Mecma’u’l-Enhur fî Şerhi Mülteka’l-Ebhur, İstanbul 1991.
Şihâbuddîn Ebû’l-Abbâs Ahmed b. İdrîs el-Karâfî, ez-Zehîra, Beyrut 1994.
Şihabüddin Ebû’l-Abbâs Ahmed b. İdrîs el-Karâfî, el-Furûk.
Talat İlbahar, İslâm Hukukunda Nisap Kavramı ve Tespit Ölçüleri, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,
Tasarrufların Teşviki Ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun
Tevfik Çavdar, İktisat Kılavuzu, yy. 1972.
TÜİK, “Analitik Çerçeve, Kapsam, Tanımlar ve Sınıflamalar”, (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16023) (20.02.2014).
TÜİK, “Yoksulluk Çalışması” Haber Bülteni 2011, http://www.tuik.gov.tr/OncekiHBArama.do, (15.03.2015)
TÜİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2012, Ankara 2014.
TÜİK, Hanehalkı Bütçe Araştırması Tüketim Harcamaları 2009, Ankara 2011.
TÜİK, Tüketim Harcamaları, Yoksulluk ve Gelir Dağılımı, Sorularla Resmî İstatistikler Dizisi, Ankara 2008.
TÜİK, Yoksulluk Çalışması, 2012, (http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16023)(20.02.2014).
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB), Menkul Kıymetler ve Diğer Sermaye Piyasası Araçları, Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı Eğitimi, Haziran 2011, 7;
Vecdi Akyüz, Zekât, İstanbul 2006.
Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmiyyu ve Edilletuhu eş-Şâmilu li’l-Edilleti’ş-Şer’iyyeti ve’l-Ârâi’l-Mezhebiyyeti ve Ehemmi Nazariyyâti’l-Fıkhiyyeti ve Tahkîki’l-Ehadisi’n-Nebeviyyeti ve Tahricihâ ve Fihrisetin Elifbâiyyetin li’l-Mevdû’âti ve Ehemmi Mesâili’l-Fıkhiyyeti, Dimeşk 1985.
Vehbe Zuhaylî, el-Vesît fî Usûli’l-Fıkhi’l-İslâmî.
Yasemin Yalta, Para Teorisi ve Politikası, y.y. 2011.
Yunus Apaydın, “İbrâ” DİA.
Yunus Taş, Selami Özcan, “Türkiye’de ve Dünya’da Yoksulluk Üzerine Bir Araştırma”, Internatıonal Conference On Eurasıan Economıes 2012.
Yunus Vehbi Yavuz, İslâm’da Zekât Müessesesi, İstanbul 1980, 324-326;
Yusuf el-Karadâvî, Fıkhu’z-Zekât Dirâsetün Mukâranetün li-Ahkâmihâ ve Felsefetihâ fî Dav’i’l-Kur’âni ve’s-Sünnet, Beyrut 1973.
Zeki Bildirici, Avrupa Birliği’nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye’nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar, (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 2011.
Zekiyyüddîn Şa’bân, Usûlü’l-Fıkhi’l-İslâmî, Beyrut 1971.
Zeynüddîn b. İbrâhîm b. Muhammed İbn Nüceym, El-Bahru’r-Raik Şerhu Kenzi’d-Dekâik, yy. 2002.
Zeynüddin b. İbrâhîm b. Muhammed İbn Nüceym, et-Tuhfetü’l-Merdiyye fî’l-Arâzî’l-Mısriyye, (Yazma Nüsha, Kral Suud Üniversitesi Yazma Nüshalar Kütüphanesi)