İbrahim PAÇACI

 

Orucun Sıhhat Şartları

 

Oruca ne zaman niyet edilir?

 

İmsak ne demektir?

 

İftar ne demektir? Vakti ne zamandır?

 

Orucu Bozan Şeyler Nelerdir?

 

Sadece kazayı gerektiren şeyler nelerdir?

 

Kaza ve keffareti gerektiren durumlar nelerdir?

 

Orucu mazeretsiz olarak kasten bozmanın keffareti nedir?

 

 

 

Orucun Sıhhat Şartları

 

 Oruca ne zaman niyet edilir?

 

Oruç için niyetin vakti, akşam namazı vaktinin girmesiyle birlikte başlar.

 

Ramazan, günü belirlenmiş adak ve nafile oruçlarda niyet, öğle namazına 1 saat kalana kadar devam eder. Bunların dışındaki, keffaret, kaza, günü belirlenmemiş adak oruçlarında ise imsak vaktine kadar niyet edilmesi gerekir.

 

 İmsak ne demektir?

 

Sözlükte kendini tutmak, engellemek, el çekme, geri durma anlamlarına gelen imsâk, dini bir kavram olarak, fecr-i sadıktan, güneş batıncaya kadar yemeden, içmeden, cinsî münasebetten ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir.

 

İmsâk, orucun tek rüknüdür. Kur’an-ı Kerim’de, “Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.” buyurulmaktadır (Bakara 2/187). Oruç yasaklarının başladığı fecr-i sâdık, yani tan yerinin ağarmasına, imsak vakti denir. Bununla yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip, orucun başladığı vakittir.

 

 İftar ne demektir? Vakti ne zamandır?

 

İftar, orucu açmak başlanmış orucu bozmak veya oruç tutmamak anlamlarına gelmektedir.

 

Oruç yasaklarının sona erdiği, güneşin batma vaktine ise iftar vakti denir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti girmiş olur. Gündüz ve gecenin tam olarak teşekkül etmediği yerlerde, imsak ve iftar vakitleri, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir.

 

 Orucu Bozan Şeyler Nelerdir?

 

Oruçlu iken, yemek, içmek ve cinsi münasebette bulunmak orucu bozar. Orucu bozan şeylerin bir kısmı sadece kazayı gerektirirken, diğer kısmı hem kaza, hem de keffareti gerektirir.

 

 Sadece kazayı gerektiren şeyler nelerdir?

 

Yolculuk, hastalık gibi meşru bir mazerete dayalı olarak bozulan orucun, sadece kaza edilmesi gerekir. Ayrıca, kasıt olmaksızın yemek-içmek; beslenme amacı ve anlamı taşımayan, yenilip içilmesi mutat olmayan veya insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip içilmesi orucu bozup, sadece kazasını gerektirir.

 

Ramazanda bir mazeret olmaksızın tutulmayan oruçlar, gününe gün kaza edilir. Ancak mazeretsiz olarak Ramazan orucunu tutmamak büyük günahtır.

 

 ­Kaza ve keffareti gerektiren durumlar nelerdir?

 

Ramazan ayında oruca niyet edildikten sonra, bir mazeret olmaksızın, kasten yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmak, keffareti gerektirir. Ayrıca bozulan orucun kaza edilmesi de gerekir.

 

 Orucu mazeretsiz olarak kasten bozmanın keffareti nedir?

 

Ramazan ayında tutulan orucun, mazeretsiz olarak kasten bozulması durumunda keffaret, ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir. 

 

Oruç keffareti iki kamerî ay veya 60 gün, ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna gücü yetmeyen, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur.

 

Kur'an-ı Kerim'de oruç keffareti konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak İslâm bilginleri, Hz. Peygamber'in aşağıdaki hadisinden hareketle, orucu kasten bozmanın kefareti gerektirdiğine hükmetmişlerdir: Bir adam Hz. Peygamber'e gelerek; "mahvoldum" dedi. Hz. Peygamber'in "Seni mahveden şey nedir?" diye sorması üzerine; "Ramazanda eşimle cinsel ilişkide bulundum" dedi. Bunun üzerine Allâh elçisi; "Köle azat edecek kadar mal bulabilir misin?" dedi. Adam; "Hayır" dedi. Hz. Peygamber'in "Peşpeşe altmış gün oruç tutabilir misin?" sorusuna; "Hayır" cevabını verdi. Bu sırada Rasulullah (s.a.s)'a getirilen bir sepet hurmayı, bu adama verdi ve yoksullara dağıtmasını söyledi. Adam yörede kendilerinden daha yoksul birisinin bulunmadığını söyleyince de; "Git bunları ailenle ye!" buyurdu (Buhârî, Savm, 30, Hibe 20, Nafakât, 13, Keffârat, 2-4; Müslim, Sıyâm, 81; Ebû Davûd Tahâre,123, Savm, 37).

 

Adet veya loğusalık halinde bulunan kadınlar, bu günlerinde keffaret oruçlarına ara verirler. Bu durumlarından çıkar çıkmaz ara vermeden keffaret orucuna devam ederek 60 günü tamamlarlar.