İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

049. Hucurât Sûresi     

49/1. Ey iman edenler! Allah ve peygamberinin huzurunda iken, onlardan önce atılıp hüküm vermeyin! Allah'a karşı kulluk bilincinde olun. Şüphesiz o her şeyi hakkıyla bilir ve işitir.

49/2. Ey İman edenler! Sesinizi peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin! Birbirinizle konuştuğunuz gibi, onunla yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkına varmadın amelleriniz boşa gider.

49/3. Peygamber’in huzurunda alçak sesle konuşanlar, Allâh katında, kulluk bilinci sınavında başarılı olmuşlardır. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

49/4. Ey Rasûlüm! Sen evindeyken dışarıdan sana seslenenlerin çoğu, düşüncesizce davranmaktadır.

49/5. Sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, onlar için daha iyi olurdu. Fakat şunu bilsinler ki, Allâh, çok bağışlar ve merhamet eder.

49/6. Ey iman edenler! Yoldan çıkmış biri, size bir haber getirdiğinde, doğruluğunu iyice araştırın! Yoksa, bilmeden insanlara zarar verir, sonra da yaptığınıza pişman olursunuz.

49/7. Aranızdaki şahsın Allah'ın peygamberi olduğunu unutmayın! O sizin her dediğinizi yapsaydı, bundan zarar görürdünüz. Fakat Allâh, size imanın güzelliğini ve onun kalbin süsü olduğunu; gerçekleri  inkarın, yoldan çıkmanın ve isyanın ise çirkin olduğunu gösterdi. İşte bunlar, doğru yoldadırlar.

49/8. İşte bunlar, Allâh'ın bir ikramı ve nimetidir. Allah her şeyi hakkıyla bilir ve yerli yerince yapar.

49/9. Müminlerden iki grup birbirleriyle çatışırsa, aralarını bulun. Biri haksız olarak diğerine saldırırsa, Allâh'ın emrettiği gibi haksızlıktan vaz geçinceye kadar onlarla mücadele edin. Vaz geçerlerse, adaletle aralarını bulun ve adil olun. Çünkü Allâh, adaletli olanları sever.

49/10. Bütün müminler birbirleriyle kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Size merhamet edilmesi için, Allah'a karşı kulluk bilincinde olun.

49/11. Ey iman edenler! Erkek olsun, kadın olsun hiçbir topluluk diğeriyle alay etmesin. Belki alay ettikleri, kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi karalamayın ve kötü lakaplarla çağırmayın. İman ettikten sonra doğru yoldan çıkmak ne kötü bir şeydir! Bunlardan vaz geçmeyenler, zalimlerin tâ kendileridir.

49/12. Ey iman edenler! Birbiriniz hakkında yersiz yere kötü düşünmek günah olduğu için, bundan kaçının. Birbirinizin kusurunu araştırmayın ve birbirinizi çekiştirmeyin. Bir kimseyi çekiştirmek onun etini yemek gibidir; hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır; tiksindiniz değil mi? Allah'a karşı kulluk bilincinde olun. Şüphesiz Allah, tövbeleri kabul eder ve çok merhamet eder.

49/13. Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından çoğalttık, tanışmanız için de, milletlere ve kabilelere ayırdık. Bu açıdan birbirinize üstünlüğünüz yoktur. Sizin Allah katında en değerliniz, ona karşı en çok kulluk bilincine sahip olanınızdır. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilir ve her şeyden haberdardır.

49/14. Bazı bedeviler, "İman ettik" dediler. Onlara şöyle de: "Siz imâna ermediniz. En iyisi siz 'boyun eğdik' deyin! Çünkü iman kalbinize henüz yerleşmedi. Eğer Allah'a ve peygamberine uyarsanız, o yaptıklarınızdan hiçbir şey eksiltmeksizin karşılığını verir. Şüphesiz o, çok bağışlar ve merhamet eder."

49/15. "Gerçek mümin, Allah'a ve peygamberine inanan, sonra hiçbir şüpheye düşmeden malıyla, canıyla Allah yolunda çalışan kimsedir. Sözünde ve eyleminde doğru olanlar, işte bunlardır."

49/16. "Allâh, göklerde ve yerde olan her şeyi bildiği halde, dininizi siz mi ona öğreteceksiniz. Zaten Allah, her şeyi hakkıyla bilmektedir."

49/17. Onlar Müslüman olmalarını senin başına kakıyorlar. Onlara, "Müslüman olmakla bana bir ikramda bulunmadınız. Aksine, gerçekten inandıysanız Allah size iman yolunu göstermekle ikramda bulunmuştur." de!

 

49/18. Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin sırlarını bilir ve yaptıklarınızı görür.