İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

050. Kâf Sûresi 

50/1. Kâf. Yüce Kur'an'a yemin olsun.

50/2. Kâfirler, içlerinden birinin uyarıcı olarak gelip, Allâh'a ve ahiret gününe inanmayı tebliğ etmesine şaştıkları için şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir."

50/3. "Ölüp toprak olduktan sonra mı dirileceğiz? İşte bu, aklın kabul etmeyeceği bir dönüştür."

50/4. Biz, kabirdekileri toprağın nasıl çürüttüğünü bilmekteyiz. Her şey, yanımızda eksiksiz kaydedilmektedir.

50/5. Doğrusu onlar gerçekleri açıklayan Kur’ân'ı yalanladılar ve şimdi de tam bir şaşkınlık içindedirler.

50/6. Onlar üstlerindeki göğü nasıl yaratıp yıldızlarla süslediğimizi ve onda hiçbir kusur olmadığını görüp ibret almıyorlar mı?

50/7. Sabit dağlar yerleştirip orada hoşa giden her türlü bitkiyi yetiştirerek yeryüzünü nasıl yaşanabilir hale getirdiğimize bakmıyorlar mı?

50/8. İşte bütün bunları, Allâh'a yönelen her kula, bir belge ve öğüt olması için yaptık.

50/9. Biz gökten bereketli yağmur yağdırıp, onunla bahçeler ve biçilecek ekinler yetiştiririz.

50/10. Yin o suyla salkım salkım meyve veren büyük hurma ağaçları yetiştiririz.

50/11. Bunları, bütün canlılara rızık vermek için yapıyoruz. Biz o yağmurla ölü toprağı canlandırıyoruz. Ölülerin dirilip mezardan çıkması da böyle olacaktır.

50/12. Daha önce Nuh, Res ve Semûd halkı peygamberlerini yalanlamıştı.

50/13. Aynı şeklide Âd, Firavun ve Lût halkı da yalanlamıştı.

50/14. Eyke ve Tübba' halkı da… Bunların hepsi peygamberlerini yalanladı ve böylece tehdit edilen şeyin başlarına gelmesini hak ettiler.

50/15. Biz, onları yoktan yarattığımız halde, şimdi öldükten sonra tekrar dirilteceğimizden şüphe mi ediyorlar.

50/16. Doğrusu insanı biz yarattık ve içinden geçirdiklerini biliriz. Çünkü biz ona, şah damarından daha yakınız.

50/17. Nitekim, sağında ve solunda bulunan iki melek onun yaptığı her şeyi kaydetmektedir.

50/18. İnsanın konuştuğu her sözü kaydeden bir melek vardır.

50/19. Ölürken insana, "Bu senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir." denir.

50/20. Kıyamet günü sûra üfürülecektir. İşte bu gün, tehdit edilen şeyler gerçekleşecektir.

50/21. O gün herkes, biri kendini sürüp götüren, diğeri şahitlik eden iki melekle mahşer yerine gelir.

50/22. Ona, "Doğrusu sen dünyada iken bu gerçekleri umursamıyordun. Şimdi ise, gözlerini açtık; artık bugün gözlerin gerçekleri çok iyi görecektir." denir.

50/23. Yanındaki melek, "Onunla ilgili tüm belgeler yanımdadır." der.

50/24. Bunun üzerine Allâh o iki meleğe şöyle der: "Diğer inatçı kâfirler gibi, bunu da atın Cehenneme!"

50/25. "Çünkü o, hayra engel olmuş, haddi aşmış ve şüpheye düşmüştür."

50/26. "O, Allah ile birlikte başka ilah edinmişti. İşte bunun için onu, şiddetli azaba atın!"

50/27. O gün Şeytan, "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Kendisi doğru yoldan uzaklaştı." diyecektir.

50/28. Bunun üzerine Allâh onlara şöyle der: "Huzurumda tartışmayın. Ben sizi daha önce uyarmıştım."

50/29. "Benim hükmüm değişmez. Zaten ben kullarıma zulmetmem."

50/30. O gün cehenneme, "Doldun mu?" diye sorarız. O da, "Hayır, daha yok mu?" diye cevap verir.

50/31. O gün Cennet, Allah'a karşı kulluk bilincinde olanlara iyice yaklaştırılır

50/32. Onlara şöyle denir: "İşte bu, Allâh'a yönelip, onun emrini gözeten herkese verileceği vaad edilen cennettir."

50/33. "İşte bu cennet, görmediği halde rahmeti sonsuz olan Allah'a saygı gösteren ve ona yönelen bir kalpla gelenlerin ödülüdür."

50/34. "Oraya, esenlikle girin. İşte bu, sonsuz hayatın başladığı bir gündür."

50/35. Cennette onlara istediği her şey verilecektir. Ayrıca onlar için yanımızda istediklerinden daha fazlası da vardır.

50/36. Mekke müşriklerinden önce, daha güçlü ve kuvvetli pek çok nesli helak ettik. Onlar, pek çok ülkeye hakim olmuşlardı. Buna rağmen kaçacak bir yer bulamadılar.

50/37. Şüphesiz bunda, aklı olan ve can kulağıyla dinleyen kimseler için öğüt vardır.

50/38. Doğrusu biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hiç yorulmadan altı evrede yarattık.

50/39. Onların söylediklerine sabret; güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini öğerek tesbih et!

50/40. Gecenin bir kısmında ve namazdan sonra onu yücelt.

50/41. Herkesin işiteceği bir yerden İsrâfîl'in çağıracağı günü göz ardı etme!

50/42. O gün insanlar gerçekten bu sesi işitecektir. İşte bu dirilip kabirden çıkma günüdür.

50/43. Şüphesiz dirilten de, öldüren de biziz. Ve sonunda bize döneceksiniz.

50/44. Kıyamet günü, yer yarılacak ve insanlar kabirlerinden süratle çıkacaklardır. İnsanları hesap vermek üzere toplamak, bizim için çok kolaydır.

 

50/45. Biz onların söylediği her şeyi çok iyi biliriz. Sen onları zorla inandıramazsın. Sen, tehdit ettiğim şeylerden korkanlara Kur’ân ile öğüt vermeye devam et.