İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

051. Zâriyât Sûresi       

51/1. Yemin olsun tozu dumana katan rüzgârlara,

51/2. Yağmur yüklü bulutlara,

51/3. Süzülüp giden gemilere,

51/4. İşleri yöneten meleklere!

51/5. Size vaad olunan şeyler doğrudur.

51/6. Hesap günü mutlaka gelecektir.

51/7. Gezegenlerin yörüngelerinde dolaştığı uzaya and olsun.

51/8. Siz Kur'an ve peygamber hakkında çelişkili sözler söylüyorsunuz.

51/9. Bu konuda yalan söyleyen, kendini aldatır.

51/10. Yalancılar kahrolsun!

51/11. Çünkü onlar, küfür ve cehalette bocalayıp durmaktadır.

51/12. Onlar, "Hesap günü ne zamanmış?" diye alay ederler.

51/13. O gün, onların cehennemde azap göreceği gündür!

51/14. Onlara, "Azabınızı tadın! 'Hani ne zaman gelecek?' dediğiniz azap işte budur." denilir.

51/15. Şüphesiz Allah'a karşı kulluk bilincinde olanlar, hasbahçelerde, pınar başlarında olacaklardır.

51/16. İman edenler. Rablerinin verdiği nimetlerden yararlanacaklardır. Çünkü onlar, dünyadayken yaptıkları her işte Allâh'ın hoşnutluğunu gözetiyorlardı.

51/17. Onlar, geceleri çok az uyuyorlardı.

51/18. Seher vaktinde, Allâh'tan bağışlanma diliyorlardı.

51/19. Mallarından, isteyen yoksula da istemeyene de veriyorlardı.

51/20. Gönülden inananlar için, yeryüzünde Allâh'ın varlığını ve kudretini gösteren pek çok delil vardır.

51/21. Sizin yaratılışınızda da deliller vardır? Hala gerçekleri görmeyecek misiniz?

51/22. Rızkınız ve size vaad edilen azabın kaynağı göktedir.

51/23. Göklerin ve yerin Rabbine yemin olsun ki, Allâh'ın bu vaadi, konuştuğunuz şeylerin kendinize ait olduğundan şüphe etmediğiniz gibi kesindir ve doğrudur.

51/24. İbrahim'in değerli misafirleriyle ilgili haberi duydun mu?

51/25. Onlar, İbrahim'in yanına girip selam vermişlerdi. İbrâhim de, onların selamını alırken, "Bunlar yabancı kimselerdir." diye düşünmüştü.

51/26. Sonra karısının yanına gidip, misafirlere kızartılmış besili dana eti getirmişti.

51/27. Onların önüne koyup, "Buyurun!" dedi.

51/28. Fakat onların yemediğini görünce, içine bir korku düştü. Bunun üzerine onlar İbrâhîm'e "Korkma!" dediler ve ona ileride peygamber olacak bir çocuğunun doğacağını müjdelediler.

51/29. Bunu duyan karısı, hayretle ellerini yüzüne kapatarak, "Kısır bir kocakarının nasıl çocuğu olur?" dedi.

51/30. Onlar, "Rabbin böyle diledi. Çünkü o, her şeyi çok iyi bilir ve yerli yerince yapar." dediler.

51/31. İbrâhim onlara, "Sizin geliş sebebinizi öğrenebilir miyim, ey elçiler?" diye sordu.

51/32. Onlar şöyle cevap verdiler: "Biz kâfir olan Lût halkına gönderildik."

51/33. "Onların üzerine kızgın tuğlalar yağdırmaya geldik."

51/34. "Bu tuğlalar, Rableri tarafından haddi aşanların her biri için ayrı ayrı belirlenmiştir."

51/35. Biz Lût'un ülkesine elçileri gönderdiğimizde, müminleri oradan çıkardık.

51/36. Zaten orada, Lût'un ailesinden başka müslüman da yoktu.

51/37. Orada, can yakıcı azaptan korkanların ibret alacağı kalıntılar bıraktık.

51/38. Mûsâ'nın hayatında da dersler vardır. Biz onu, apaçık mucizelerle Firavun'a göndermiştik.

51/39. Fakat Firavun, güç ve kuvvetine güvenerek Musa'nın getirdiklerini kabul etmedi ve "Bu adam, ya sihirbaz, ya da delinin biri." dedi.

51/40. Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denizde boğduk. Boğulurken, pişmanlık duyarak kendisini kınıyordu.

51/41. Âd halkının helak edilmesinde de dersler vardır. Onların üzerine, köklerini kazıyan bir kasırga göndermiştik.

51/42. Bu kasırga uğradığı her şeyi yok edip, kül gibi savuruyordu.

51/43. Semûd halkının helak edilmesinde de dersler vardır. Onlara "Bir süre daha zevk ve sefanızı sürün bakalım!" denmişti.

51/44. Fakat onlar, Rablerinin emrine isyana devam ettiler. Üç günlük sürenin dolmasını beklerken üzerlerine yıldırım gibi bir azap indi.

51/45. Bu azaptan ne kaçıp kurtulabildiler, ne de ona karşı kendilerini savunabildiler.

51/46. Onlardan önce yaşayan Nûh'un halkının helak edilmesinde de dersler vardır. Çünkü onlar doğru yoldan çıkmış kimselerdi.

51/47. Göğü sağlam bir şekilde yapan biziz. Ondan daha büyüğünü yaratmaya da gücümüz yeter.

51/48. Yeryüzünü canlıların yaşamasına uygun hale getiren de biziz. İşte bakın, onu ne de güzel döşedik!

51/49. Düşünüp öğüt almanız için, çeşit çeşit her şeyi yarattık.

51/50. Rasûlüm onlara şöyle de: "Artık Allâh'a yönelin. Ben Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım."

51/51. "Allah ile beraber başka ilah edinmeyin. Ben onun tarafından gönderilen açık bir uyarıcıyım."

51/52. Aynı şekilde onlardan öncekiler de, kendilerine bir peygamber gönderildiğinde, mutlaka "O bir büyücü veya delidir." dediler.

51/53. Onlar bu sözü birbirlerine vasıyet mi etti ki hep aynı şeyi söylüyorlar? Hayır onlar gerçekten azgın bir topluluktur.

51/54. Sen onlara aldırma. Bundan dolayı da kınanmazsın.

51/55. Yine de onlara öğüt vermeye devam et! Nitekim öğüt, daha önce müminlere fayda vermişti.

51/56. Ben cinleri ve insanları sadece bana kulluk etmesi için yarattım.

51/57. Ben onlardan rızık istemiyorum; beni beslemelerini de istemiyorum.

51/58. Çünkü rızkı veren Allah'tır. O çok güçlü ve kuvvetlidir.

51/59. Öncekiler gibi, Mekke'li zalimler de cezalarını çekeceklerdir. Acele etmesinler, o azap eninde sonunda gelecektir.

 

51/60. Tehdit edildikleri azap günü başlarına gelince, vay o kâfirlerin haline!