İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

052. Tûr Sûresi 

52/1. Yemin olsun Sînâ dağına,

52/2. Satır satır yazılmış kitaba!

52/3. O kitap, ince deri ve benzeri şeyler üzerine yazılmıştır.

52/4. Yemin olsun meleklerin ibadet yeri olan Beyt-i Ma'mûr'a,

52/5. Gök kubbeye,

52/6. Kabaran denize!

52/7. Rabbinin azabı mutlaka gelecektir.

52/8. Hiçbir güç ona engel olamayacaktır.

52/9. O gün gök çalkalanır.

52/10. Dağlar yerinden oynar.

52/11. O gün, gerçekleri yalanlayanların vay haline!

52/12. Çünkü onlar, daldıkları boş şeylerle oyalanıp duruyorlar.

52/13. Kıyamet günü onlar itilip kakılarak cehenneme götürülecektir.

52/14. Onlara şöyle denir: "İşte dünyada iken yalanladığınız cehennem budur."

52/15. "Nasıl, cehennemden bahseden Kur’ân bir büyü müymüş, yoksa siz gerçekleri görmeye yanaşmıyor muydunuz?"

52/16. "Ateşe dayansanız da dayanamasanız da bir şey değişmez, haydi girin o cehenneme! Size haksızlık yapılmayacak; sadece yaptıklarınızın karşılığı verilecektir."

52/17. Allah'a karşı kulluk bilincinde olanlar hasbahçelerde ve nimetler içinde olacaklardır.

52/18. Onlar Rabblerinin vereceği nimetlerle mutlu olacaklardır. Rableri cehennem azabından onları koruyacaktır.

52/19. Onlara, "Yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yeyin, için." denir.

52/20. Onlar, sıra sıra dizilmiş tahtlara kurulacaklar. Ayrıca onlara güzel gözlü saf ve temiz eşler verdik.

52/21. İman edenlerle, soylarından gelen müminleri, amellerinden bir şey eksiltmeksizin cennette buluştururuz. Herkes yaptığının karşılığını görecektir.

52/22. Onlara, canlarının çektiği meyve ve etlerden bol bol veririz.

52/23. Orada onlar kadeh tokuştururlar; fakat içtiklerinden dolayı ne saçmalarlar, ne de günaha girerler.

52/24. Sedefteki incilere benzeyen genç hizmetçiler aralarında dolaşır.

52/25. Onlar birbirlerine, bu nimetleri kazanmak için dünyada ne yaptıklarını sorarlar.

52/26. Sonra da şöyle cevap verirler: "Dünyada ailemiz arasında yaşarken, sonumuzun ne olacağından endişe ederdik."

52/27. "Fakat Allâh bize lutfetti de iliklere işleyen cehennem azabından korudu."

52/28. "Biz dünyadayken iyiliği bol ve merhameti geniş olan Allâh'a ibadet ederdik."

52/29. Rasûlüm! Onlara öğüt vermeye devam et! Rabbinin sana verdiği peygamberlikten dolayı sen, onların iddia ettiği gibi ne bir kâhin, ne de delisin.

52/30. Buna rağmen onlar, "O bir şâirdir. Zamanla onun peygamber olmadığı ortaya çıkacak; biz de onu bekliyoruz." mu diyorlar.

52/31. Onlara, "Bekleyin bakalım! Ben de sizin sonunuzu bekliyorum." de.

52/32. Bu sözleri düşünerek mi, yoksa azgınlıklarından dolayı mı söylüyorlar?

52/33. Yahut onlar, "Kur’ân'ı, Muhammed'in kendisi uydurdu." mu diyorlar? Onlar asla iman etmezler.

52/34. İddialarında samimi iseler, Kur’ân'ın benzerini getirsinler de görelim!

52/35. Onlar hiçbir şey olmadan raslantı sonucu mu meydana geldiler, yoksa yaratıcı kendileri midir?

52/36. Gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır! Ama onlar Allah'ın varlığına kesin olarak inanmazlar.

52/37. Yoksa Rabblerinin gizli hazineleri onların elinde midir? Veya evreni onlar mı yönetiyor?

52/38. Yoksa semâdaki bilgileri elde etmek için göğe çıkacak merdivenleri mi var? Öyleyse bu bilgileri elde edenler açık bir delil getirsin.

52/39. İstemediğiniz kız çocuklarını Allah'a nispet ediyorsunuz da, erkek çocukları kendiniz alıyorsunuz, öyle mi?

52/40. Yoksa onlardan peygamberlik görevine karşılık bir ücret istedin de, ödeyemeyecekleri bir borç altına mı girdiler.

52/41. Yoksa onlar bilinmeyen şeylerle ilgili bir bilgi kaynağına sahipler de, oradan mı yazıyorlar?

52/42. Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat kurdukları tuzağa kâfirlerin kendileri düşecektir.

52/43. Yoksa onların Allâh'tan başka bir ilahı mı var? Haşa, Allah onların ortak koştuklarından uzaktır.

52/44. Onlar, gökten bir azabın yaklaştığını görseler, bunun bulut yığını olduğunu söylerler.

52/45. Artık sen onları, dehşete düşecekleri kıyamet günü gelinceye kadar, kendi hallerine bırak.

52/46. Çünkü kurmuş oldukları tuzaklar, o gün kendilerine hiçbir fayda vermeyeceği gibi, onlara yardım da edilmeyecektir.

52/47. Şüphesiz zalimler için hazırlanan başka azaplar da vardır. Fakat, onların bir çoğu bunun farkında değildir.

52/48. Rasûlüm, Rabbinin hükmü gelinceye kadar sabret! Sen bizim gözetimimiz altındasın. Uykudan kalktığında, Rabbini öğerek tesbih et!

 

52/49. Gecenin bir kısmında ve yıldızların kaybolduğu sırada namaz kılarak onu tesbih et.