İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

053. Necm Sûresi          

53/1. And olsun, pasaj pasaj inen Allah'ın mesajına!

53/2. İçinizde yaşayan Muhammed, ne doğru yoldan çıktı, ne de taşkınlık yaptı.

53/3. Kur'an, onun kendi arzusuna göre söylediği bir söz değildir.

53/4. O, sadece kendisine indirilen bir vahiydir.

53/5. Onu çok kuvvetli bir melek olan Cebrâil öğretmiştir.

53/6. O melek, üstün niteliklere sahiptir. Kur’ân'ı öğretmeye geldiğinde, peygambere kendi gerçek şekli ile görünmüştü.

53/7. O, ufkun en yüksek yerindeydi.

53/8. Sonra Muhammed'e iyice yaklaştı.

53/9. Aralarında yayın iki ucu arası kadar veya daha az bir mesafe kaldı.

53/10. Böylece Allâh kulu Muhammed'e ilk mesajlarını bildirdi.

53/11. Gördüklerini, kalbi yalanlamadı.

53/12. Şimdi siz, gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

53/13. Doğrusu Peygamber Cebrâîl'i kendi şekliyle bir kez daha görmüştü.

53/14. Cebrâîl, sınırın sonundaydı.

53/15. Orada gelip geçenlerin konakladığı bir bahçe vardı.

53/16. Cebrâil orayı tamamen kaplamıştı.

53/17. Peygamberin gözü ne kaydı, ne de başka yöne çevrildi.

53/18. Şüphesiz o, Rabbinin en büyük delillerinden biri olan Cebrâîl'i gördü.

53/19. Lât ve Uzzâ'ya neden taptığınızı hiç düşündünüz mü?

53/20. Bir üçüncüsü olan Menât'a niye taptığınızı…

53/21. Kendiniz için yalnız erkek çocuklar istiyorsunuz da, Allâh'a nispet ettiğiniz putlara kız ismi veriyorsunuz, öyle mi?

53/22. İşte bu, çok haksız bir taksimdir.

53/23. Bunlar, sizin ve atalarınızın uydurduğu putlardan başka bir şey değildir. Allah onlara hiçbir güç vermemiştir. Putlara tapanlar, sadece kişisel kanaat ve arzularına uymaktadır. Hâlbuki onlara Rablerinden doğru yolu gösteren bir rehber gelmiştir.

53/24. Yoksa insan her istediğini elde edeceğini mi sanıyor?

53/25. Dünya da, ahiret de Allah'ındır.

53/26. Göklerde pekçok melek vardır. Bunların duası, sadece Allâh'ın hoşnut olup izin verdiği kimseye yarar sağlar.

53/27. Ahirete iman etmeyenler, meleklerin dişi olduğunu söylüyorlar.

53/28. Halbuki onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar sadece kişisel kanaatlerine uyuyorlar. Oysa kişisel kanaatler, gerçeği ifade etmez.

53/29. Öğütlerimizden yüz çeviren ve sadece dünya hayatını isteyenlere aldırma.

53/30. Onların bütün bilgisi bu kadardır. Şüphesiz Rabbin, kendi yolunda gidenleri de, ondan sapanları da çok iyi bilir.

53/31. Göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi Allâh'tır. Sonunda Allah, kötülük yapanları, yaptıklarının karşılığı olarak cezalandıracak, her işinde hoşnutluğunu gözetenleri ise güzel bir şekilde ödüllendirir.

53/32. Onlar, ufak tefek kusurlar işlese de, büyük günahlardan ve utanç verici çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin çok bağışlar. O sizi, ilk başta topraktan yarattığında da, analarınızın karnında birer cenin iken de çok iyi bilir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü Allah, kendine karşı kulluk bilincinde olanları çok iyi bilir.

53/33. İman etmesi gerekirken yüz çevireni gördün mü?

53/34. Cimrilik yapıp malından bu kadar az ve gönülsüz vereni gördün mü?

53/35. O bilinmeyen şeylerle ilgili bir bilgi kaynağına sahip de, oraya mı bakıp konuşuyor?

53/36. Mûsâ'nın sayfalarındakiler onlara haber verilmedi mi?

53/37. Allah'ın emrini eksiksiz yerine getiren İbrâhîm'in sayfalarındakiler de mi bildirilmedi?

53/38. O sayfalarda şunlar yazılıdır: Hiç kimse başkasının günahını yüklenemez.

53/39. İnsana ancak çalıştığının karşılığı verilecektir.

53/40. Çalışmasının karşılığını ileride görecektir.

53/41. Sonra da, karşılığını eksiksiz alacaktır.

53/42. Sonunda her şey Rabbine dönecektir.

53/43. Güldüren de odur, ağlatan da.

53/44. Öldüren de o, dirilten de.

53/45. O insanı erkek ve dişi olmak üzere çift yaratmıştır.

53/46. Rahime meni atıldığında, çok küçük olan yumurta ve spermden meydana getirmiştir.

53/47. Allâh, insanı öldükten sonra tekrar diriltecektir.

53/48. Zengin yapan da odur, fakir yapan da.

53/49. Şüphesiz  taptıkları Şi'râ yıldızının sahibi de odur.

53/50. Şüphesiz Allâh, daha önce yaşayan Âd halkını helak etmiştir.

53/51. Semûd halkını da yok etmiştir. Onlardan geriye hiç kimseyi bırakmamıştır.

53/52. Daha önce Nûh halkını da helak etmişti. Çünkü onlar çok zalim ve azgındı.

53/53. Lût halkının yaşadığı şehri de alt üst etmişti.

53/54. Azap onları tamamen kaplamıştı.

53/55. Şimdi ey insan! Rabbinin nimetlerinin hangisinden şüphe ediyorsun.

53/56. Bu da, diğerleri gibi bir peygamberdir.

53/57. Kıyamet iyice yaklaştı.

53/58. Fakat onun vaktini Allah'tan başka kimse bilemez.

53/59. Şimdi siz bu Kur'an'ı tuhaf mı buluyorsunuz?

53/60. Kendi halinize ağlayacağınız yerde, Kur'an'la alay ederek gülüyorsunuz.

53/61. Siz gaflet içinde yaşıyorsunuz.

 

53/62. Haydi artık Allah'a secde edip ona ibadet edin!