İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

054. Kamer Sûresi       

54/1. Kıyamet yaklaştı ve son peygamberin gelmesiyle gerçekler ortaya çıktı.

54/2. Kâfirler, Allâh'ın varlığını ve birliğini ortaya koyan bir delil geldiğinde ondan yüz çevirir ve "Bu devam eden bir sihirdir!" derler.

54/3. Onlar bu delilleri yalanlayıp, arzu ve isteklerine uydular. Onlar kabul etmese de, Allah'ın vereceği her hüküm yerine gelecektir.

54/4. Doğrusu onlara, kötülüklerden caydırıcı pek çok haber gelmiştir.

54/5. Bunlar son derece anlamlı haberlerdir. Fakat bu uyarılar onlara fayda vermiyor.

54/6. Sen onlara aldırma! Kıyamet günü İsrâfîl, onları hesapların görüleceği mahşer yerine çağıracaktır.

54/7. Onlar, suçluluktan yere bakarak, kabirlerinden çıkıp çekirgeler gibi etrafa dağılacaklardır.

54/8. O gün kâfirler, kendilerini çağıran meleğin sesine kulak vererek, "Bu, ne çetin bir gündür!" diyecektir.

54/9. Bu müşriklerden çok daha önce Nûh halkı da, "Bu delinin biridir." diyerek kulumuzu yalanlamış ve peygamberlik görevini yerine getirmesine engel olmuşlardı.

54/10. Bunun üzerine Rabbine Nûh, "Rabbim! Ben yenildim. Bana yardım et!" diye yalvarmıştı.

54/11. Biz de, bardaktan boşanırcasına yağmur yağdırdık.

54/12. Yerden de sular fışkırttık. İkisi birleşti ve takdir edilen tûfan gerçekleşti.

54/13. Biz Nûh'u ve iman edenleri çiviyle çakılmış tahtadan gemiye bindirdik.

54/14. Hor ve hakir görülen Nûh'u kurtarmak için bindirdiğimiz gemi, gözetimimiz altında yüzüyordu.

54/15. Bunu sonraki nesillere ibret olarak bıraktık. Hiç ibret alan var mı?

54/16. Görsünler bakalım, benim azabım ve uyarım nasılmış!

54/17. Doğrusu biz Kur'an'ı düşünüp ders çıkarmaları için anlaşılır bir dille gönderdik. Hiç ders çıkaran var mı?

54/18. Âd halkı da peygamberleri Hûd'u yalanladı. Sonunda azabım ve uyarımın nasıl olduğunu gördü.

54/19. Onların üzerine, gün boyu devam eden dondurucu bir kasırga gönderdik.

54/20. O rüzgar insanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.

54/21. Böylece benim azabım ve uyarımın nasıl olduğunu gördüler.

54/22. Doğrusu biz Kur'an'ı düşünüp ders çıkarmaları için anlaşılır bir dille gönderdik. Hiç ders çıkaran var mı?

54/23. Semûd halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

54/24. Onlar şöyle demişlerdi: "Bu da bizim gibi bir insan değil mi? Eğer ona uyarsak doğru yoldan çıkmış ve delirmiş oluruz."

54/25. "Vahiy içimizden buna mı gelecek! Hayır o, yalancı ve şimarığın biridir."

54/26. Bunun üzerine Sâlih'e şöyle dedik: "Onlar kıyamet günü kimin yalancı ve şimarık olduğunu göreceklerdir."

54/27. "Biz onları denemek için bir deve göndereceğiz. Sen onların sonun ne olacağını sabırla bekle!"

54/28. "Onlara, suyu deve ile nöbetleşe içeceklerini, bu sebeple herkesin kendi sırasında gelmesi gerektiğini bildir."

54/29. Salih'in halkı bu taksime razı olmadığından deveyi kesmesi için arkadaşlarını çağırdı. O da kılıcını alıp deveyi kesti.

54/30. Sonunda benim azabım ve uyarımın nasıl olduğunu gördüler.

54/31. Onlara korkunç bir sesle gelen deprem gönderdik. Hepsi hayvan ağılında yere dökülüp çiğnenen kuru ot gibi ezilip gitti.

54/32. Doğrusu biz Kur'an'ı düşünüp ders çıkarmaları için anlaşılır bir dille gönderdik. Hiç ders çıkaran var mı?

54/33. Lût halkı da peygamberleri yalanladı.

54/34. Biz de, Lût ailesini bir seher vakti kurtardık. Sonra da onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik.

54/35. Katımızdan bir nimet olarak biz, şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.

54/36. Lût onları, azabımıza karşı uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarılara şüpheyle baktılar.

54/37. Onlar Lût'un misafirleriyle kötü arzularını tatmin etmek istediler. Gözleri şehvetten kör olmuştu. Onlara "Haydi azabımı ve uyardığım diğer şeyleri tadın!" dedik.

54/38. Bir sabah erkenden hak ettikleri azab başlarına geldi.

54/39. Onlara "Azabımı ve diğer uyardığım şeyleri tadın!" dedik.

54/40. Doğrusu biz Kur'an'ı düşünüp ders çıkarmaları için anlaşılır bir dille gönderdik. Hiç ders çıkaran var mı?

54/41. Firavun halkına da peygamberler gönderilmiştir.

54/42. Fakat onlar ayetlerimizin hepsini yalanladı. Biz de onları güçlü bir şekilde yakalayıp cezalandırdık.

54/43. Ey Mekke müşrikleri! Siz bu geçen halklardan daha mı güçlü kuvvetlisiniz? Yoksa sizin kurtulacağınıza dair kitaplarda bir belge mi var!

54/44. Yoksa, "Biz, yenilmez bir topluluğuz." mu diyorsunuz?

54/45. O topluluk, Bedir'de bozguna uğrayacak ve arkalarına dönüp kaçacaktır.

54/46. Onların asıl yenilgisi, kıyamet günü olacaktır. O günün azabı ise daha korkunç ve acıdır.

54/47. O gün kâfirler, tam bir şaşkınlık içinde cehenneme gireceklerdir.

54/48. Yüzüstü cehenneme sürüklenecekleri gün onlara, "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!" denir.

54/49. Şüphesiz biz her şeyi belli bir ölçü ve plana göre yarattık.

54/50. Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman bir kere emrederiz, tekrara gerek kalmaksızın vakti gelince hemen olur.

54/51. Geçmişte biz sizin gibi davrananları yok ettik. Hiç ders çıkaran var mı?

54/52. Onların yaptıkları her şey kayıt altına alınmıştır.

54/53. Büyük küçük her şey satır satır yazılmıştır.

54/54. Şüphesiz Allah'a karşı kulluk bilincinde olanlar, hasbahçelerde, ırmak kenarlarında olacaklardır.

 

54/55. Onlar, her şeye gücü yeten Allah'ın yanında gerçek bir makama sahip olacaklardır.