İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

056. Vakı’a Sûresi        

56/1. Vakti gelince kıyamet kopacaktır.

56/2. Kıyametin kopacağını kimse yalanlayamaz.

56/3. Kıyametin kopması, kimini alçaltır, kimini de yükseltir.

56/4. O gün yeryüzü şiddetle sarsılacaktır.

56/5. Dağlar paramparça olacaktır.

56/6. Dağılıp toz duman haline gelecektir.

56/7. İşte o gün siz üç gruba ayrılacaksınız.

56/8. Birinci grup, doğruyu bulanlardır. Ne mutlu onlara!

56/9. İkinci grup, günaha batanlardır. Vay onların haline!

56/10. Üçüncü grup ise, iman ve amelde öne çıkanlardır.  

56/11. Bu üçüncüsü, Allâh'a en yakın kimselerdir.

56/12. Onlar her türlü nimetin bulunduğu cennete gireceklerdir.

56/13. Bunların çoğu peygamberlere ilk inananlardan olacaktır.

56/14. Bir kısmı ise, sonradan iman edenlerden olacaktır.

56/15. Onlar mücevherle süslü tahtlara kurulacaktır.

56/16. O tahtlarda karşılıklı oturacaklardır.

56/17. Onların etrafında devamlı genç kalan hizmetçiler dolaşacaktır.

56/18. Onlara kaynağından doldurulmuş, kadeh, ibrik ve kaselerle içkiler sunacaklardır.

56/19. İçtikleri şeyden dolayı ne başları ağrıyacak, ne de serhoş olacaklardır.

56/20. Onlara istedikleri meyveler sunulacaktır.

56/21. Ayrıca canlarının çektiği kuş eti ikram edilecektir.

56/22. Onlar için güzel gözlü saf ve temiz eşler vardır.

56/23. Bunlar sedefleri içindeki inciler gibidir.

56/24. İşte bunlar, yaptıklarının karşılığı olarak onlara verilecektir.

56/25. Orada ne saçma bir söz, ne de günaha sokan bir iş duyacaklardır.

56/26. Cennette yalnız esenlik dilekleri işiteceklerdir.

56/27. Doğruyu bulanlara gelince, ne mutlu onlara!

56/28. Onlar çeşitli nimetlerin bulunduğu cennetlere girecektir. Orada bol meyveli kiraz ağaçları vardır.

56/29. Orada, dizi dizi meyveleri olan muz ağaçları vardır.

56/30. Orası devamlı gölgeliktir.

56/31. Orada şelaleler vardır.

56/32. Çeşit çeşit meyve vardır.

56/33. Bu nimetler ne tükenir, ne de yasaklanır.

56/34. Onlara, çok değerli eşler verilecektir.

56/35. O eşleri, başka bir güzellikte yaratacağız.

56/36. Onları bâkire yapacağız.

56/37. Onlar eşlerine aşık ve yaşıt olacaklardır.

56/38. Bunların hepsi doğruyu bulanlar içindir.

56/39. Bunların çoğu peygamberlere ilk inananlardandır.

56/40. Bir çoğu da sonrakilerdendir.

56/41. Günaha batanlara gelince, vay onların haline!

56/42. Onlar içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde olacaktır.

56/43. Onlar kapkara bir duman altında kalacaktır.

56/44. Orada ne bir serinlik, ne de ferahlık olacaktır.

56/45. Çünkü onlar dünyada iken refah içinde şimarıyorlardı.

56/46. En büyük günah olan şirkte ısrar ediyorlardı.

56/47. Şöyle diyorlardı: "Ölüp çürükdükten ve kemik yığını haline geldikten sonra, tekrar mı dirileceğiz!"

56/48. "Atalarımız da mı dirilecek!"

56/49. Rasûlüm onlara şöyle de: “Sizden öncekiler de, sonrakiler de kıyamet günü dirilecektir."

56/50. "Sonra hepsi o gün Allâh'ın huzurunda toplanacaktır."

56/51. "Ey doğru yoldan çıkıp peygamberleri yalanlayanlar!"

56/52. "Cehennemde yetişen zakkum ağacının meyvesini yiyeceksiniz."

56/53. "Karınlarınızı onunla dolduracaksınız."

56/54. "Üstüne de kaynar su içeceksiniz."

56/55. "Çok susamış develer gibi, içip içip kanmayacaksınız."

56/56. İşte onların kıyamet günündeki ziyafetleri bu olacaktır.

56/57. Sizi biz yarattık. Hâla gerçekleri tasdik etmeyecek misiniz?

56/58. Rahimlere akıttığınız meniyi hiç düşündünüz mü?

56/59. O insanı meniden siz mi yaratıyorsunuz, yoksa biz mi?

56/60. Aranızdan kimin öleceğini biz belirleriz. Bu konuda  bizden başka hiç kimse söz sahibi değildir.

56/61. Dilediğimizde yerinize başka bir nesil getiririz ve ne zaman olacağını bilmediğiniz kıyamet günü sizi yeniden yaratırız.

56/62. Allâh'ın sizi, yumurta ve spermin birleşmesinden nasıl yarattığını biliyorsunuz. Buna rağmen, niçin yeniden yaratacağını düşünmüyorsunuz!

56/63. Toprağa ektiğiniz tohuma, hiç baktınız mı?

56/64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa biz mi?

56/65. İsteseydik onu, çerçöp yapardık da, siz de sızlanıp dururdunuz:

56/66. "Biz büyük bir zarara uğradık."

56/67. "Elimizde avucumuzda bir şey kalmadı."

56/68. İçtiğiniz suya da bir bakın!

56/69. Onu buluttan siz mi indiriyorsunuz, yoksa biz mi?

56/70. İsteseydik onu tuzlu yapardık. Ne diye hâlâşükretmiyorsunuz.

56/71. Yaktığınız ateşi hiç düşündünüz mü!

56/72. Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa biz mi?

56/73. Bunları biz, insanların ders alması ve muhtaçların faydalanması için yarattık.

56/74. Öyleyse Yüce Rabbinin ismini tesbih et!

56/75. Bölüm bölüm inen Kur’ân’a yemin ederim!

56/76. -Şüphesiz bu, bilirseniz çok büyük bir yemindir.-

56/77. Şüphesiz Kur’ân, okunarak korunan değerli bir kitaptır.

56/78. O yazılı olarak da korunmaktadır.

56/79. Ondan sadece ön yargısız olanlar yararlanır.

56/80. Kur'an, evrenin sahibi Allah tarafından indirilmiştir.

56/81. Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorusunuz?

56/82. Kur’ân'dan nasibiniz, sadece onu yalanlamak mı olacak?

56/83. Madem ki aciz değilsiniz, ölen kişiyi, haydi  geri döndürün bakalım!

56/84. O an siz ona sadece bakıp durursunuz.

56/85. O zamanda biz ona, sizden daha yakınız; fakat siz bunu göremezsiniz.

56/86. Hayatınızı bize borçlu olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?

56/87. İddianızda samimi iseniz, çıkmakta olan canı geri döndürün bakalım!

56/88. Ölen Allah'a yakın olanlardan ise, ne mutlu ona!

56/89. Onlar huzur içinde olacaklar; kendilerine güzel rızık ve nimeti bol cennetler verilecektir.

56/90. Doğruyu bulanlardan ise, ona şöyle denir:

56/91. "Gerçeği bulanlardan olduğun için sana selâm olsun!"

56/92. Fakat ölen kişi, peygamberi yalanlayıp doğru yoldan çıkanlardan ise, vay onun haline!

56/93. Ona kaynar su ikram edilecektir.

56/94. Cehenneme atılacaktır.

56/95. İşte bunlar, kesin gerçeklerdir.

 

56/96. Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et!