İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

057. Hadîd Sûresi         

57/1. Göklerde ve yerde bulunan her şey Allâh'ın çok yüce olduğunu göstermektedir. Doğrusu o çok güçlü ve her şeyi yerli yerince yapar.

57/2. Göklerin ve yerin hakimiyeti onundur. O, diriltir ve öldürür. Onun gücü her şeye yeter.

57/3. Hiçbir şey yokken Allâh vardı, her şey yok olduktan sonra da var olacaktır. O, delilleriyle varlığı açıkça bilinen, fakat duyularla idrak edilemeyendir. O her şeyi hakkıyla bilir.

57/4. O, gökleri ve yeri altı evrede yaratmış, sonra da evreni yönettiği arşa kurulmuştur (?). O, toprağa gireni de çıkanı da, gökten ineni de, oraya yükseleni de bilir. Nerede olursanız olun, sizinle beraberdir. Allah yaptığınız her şeyi görür ve bilir.

57/5. Göklerin ve yerin hakimiyeti onundur. Sonunda her iş ona dönecektir.

57/6. Gündüzü kısaltıp geceyi uzatır ve geceyi kısaltıp gündüzü uzatır. Allâh, insanların içinden geçen her şeyi çok iyi bilir.

57/7. Allah'a ve peygamberine iman edin; size verdiklerinden siz de onun yolunda harcayın. Sizden iman edip onun yolunda harcayanlara büyük bir ödül vardır.

57/8. Peygamber sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp durduğu halde niçin Allah'a iman etmiyorsunuz? Halbuki Allah, bu hususta sizden kesin söz almıştı. Eğer iman edecekseniz, bu yeter.

57/9. O, sizi küfrün karanlığından İslâm'ın aydınlığına çıkarmak için kulu Muhammed'e apaçık mesajlar indirmiştir. Çünkü o, size karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

57/10. Allâh, göklerin ve yerin sahibi olduğuna göre, sizin mallarınız da onundur. O halde niçin onun yolunda harcamıyorsunuz? Sizden Mekke'nin fethinden önce Allah yolunda harcayan ve savaşanlarla, diğerleri bir değildir. Çünkü onların derecesi fetihten sonra Allah yolunda harcayıp savaşanlardan daha üstündür. Bununla beraber Allah onlardan her iki gruba da ödüllerin en güzeli olan Cenneti vaad etmiştir. Allah yaptığınız her şeyi bilir.

57/11. Allah, kendi yolunda harcayana karşılığını kat kat verir. Ayrıca onun için çok değerli bir ödül vardır.

57/12. O gün amellerinin nuru, mümin erkek ve kadınların önlerini ve yanlarını ışıl ışıl aydınlatır. Onlara, "Müjdeler olsun sizlere! İçlerinden ırmaklar akan hasbahçelerde temelli kalacaksınız. İşte bu büyük bir kurtuluştur." denir.

57/13. O gün münafık erkek ve kadınlar müminlere, "Bizi bekleyin, aydınlığınızdan biz de faydalanalım!" derler. Onlara, "Dünyaya dönüp ışığı orada arayın!" denir. Onların arasına kapısı olan bir duvar çekilir. Münafıkların bulunduğu dış tarafı azap, iç tarafı ise rahmettir.

57/14. Münâfıklar müminlere, "Dünyada iken sizinle birlikte değil miydik?" derler. Müminler onlara şöyle derler: "Evet! Fakat siz kendi kendinizi ateşe attınız. Hep bizim alayhimize fırsat kolladınız. Peygamberlerin getirdiklerinde şüpheye düştünüz. Ölüm gelinceye kadar, emelleriniz ve şeytan sizi aldattı."

57/15. "Bugün, ne sizden ne de kâfirlerden kurtuluş akçesi kabul edilir. Kalacağınız yer cehennemdir. Size yaraşan odur. O ne kötü gidilecek bir yerdir."

57/16. Müminlerin Allah'ın zikri olan Kur'an'a ve onda bildirilen gerçeklere gerektiği gibi saygı duymasının zamanı gelmedi mi? Sakın onlar, Peygamberleri ile kendi aralarında uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşan kitap ehli gibi olmasın! Çünkü kitap ehlinin bir çoğu doğru yoldan çıkmıştır.

57/17. Allâh'ın kuru toprağa can verip dirilttiğini unutmayın. Düşünüp ibret almanız için size delillerimizi açıkladık.

57/18. Sadaka veren erkek ve kadınlar ile Allah yolunda harcayanlara karşılığı kat kat verilecektir. Ayrıca onlar için değerli bir ödül vardır.

57/19. Allah'a ve peygamberlerine iman edenlerin Rableri katındaki ödülü, doğruluktan ayrılmayanlar ve şehitlerin ödülü ve nuru gibidir. Ayetlerimizi inkar edip yalanlayanlar ise, cehenneme girecektir.

57/20. Dünya hayatının, bir oyun, eğlence ve süsten, karşılıklı öğünmeden, mal ve çocuk sahibi olma hırsından ibaret olduğunu bilin! Bu hayat, yağmur yağdığında yeşerdiği için çiftçinin hoşuna giden, fakat sonra sararıp çerçöp haline gelen ekin gibidir. Sadece dünya hayatını isteyenler için, ahirette şiddetli bir azap; ahireti isteyenler için de, Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Dünya hayatı aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.

57/21. Rabbinizin bağışlamasına ve cennete koşun! Genişliği yerle gök kadar olan o cennet, Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmıştır. Bu Allâh'ın bir ikramıdır, isteyip çalışanlara verir. Allah, çok ikram eder.

57/22. Yaşadığınız yere veya başınıza gelen felaketlerin hepsi, meydana gelmeden önce katımızda bellidir. Çünkü bu Allâh'a çok kolaydır.

57/23. Elinizden kaçanlara üzülmeyin, size verdiklerimizle de şimarmayın! Allah, kendini beğenmiş kibirlileri sevmez.

57/24. Onlar, kendileri cimrilik yaptıkları gibi, başkalarına da tavsiye ederler. Allah yolunda harcamaktan kaçınanların bu davranışları ona hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O her türlü övgüye layıktır.

57/25. Doğrusu biz, peygamberlerimizi apaçık delillerle gönderdik. İnsanların adaletli olması için peygamberlere kitap ve adalet ölçüsü verdik. Biz içerisinde insanlar için büyük sıkıntıların ve pek çok yararın bulunduğu savaşı meşru kıldık. Böylece Allah, görmediği halde kendisine inanıp ona ve peygamberlerine yardım edenleri ortaya çıkarır. Şüphesiz Allah çok güçlü kuvvetlidir.

57/26. Biz Nuh'u, İbrâhîm'i peygamber olarak gönderdik. Onların nesillerine de peygamberlik ve kitap verdik. Onların bazısı doğru yolu bulmuş, bir çoğu da bu yoldan çıkmıştır.

57/27. Onlardan sonra ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Daha sonra da Meryem oğlu İsa'ya peygamberlik verip, İncil'i indirdik. Ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet koyduk. Biz onlara uydurdukları ruhbanlığı zorunlu kılmadık, onlar bunu Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için uydurdular. Fakat bunu da hakkıyla yerine getiremediler. Hıristiyanlardan iman edenlere hak ettikleri ödülü vereceğiz. Ama onların bir çoğu doğru yoldan çıkmıştır.

57/28. Ey iman edenler! Allah'a karşı kulluk bilincinde olun! Peygamberine iman edin ki, Allah size iki kat rahmet etsin, yürüyeceğiniz yolu aydınlatsın ve günahlarınızı bağışlasın. Allah, çok bağışlar ve merhamet eder.

 

57/29. Kitap ehli, Allâh'ın ikramından hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini bilsinler. Çünkü Allah'ın ikramı kendi tasarrufundadır, onu dilediğine verir. O çok ikram sahibidir.