İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

060. Mümtehine Sûresi

60/1. Ey iman edenler! Benim ve sizin düşmanlarınızla işbirliği yapmayın! Fakat içinizden bir kısmı, akrabalık bağı sebebiyle savaşla ilgili gizli bilgileri onlara ulaştırıyor. Halbuki onlar, size gönderilen Kur’ân'ı inkâr etmiş ve Allaha inandığınız için Peygamberi ve sizi yurdunuzdan çıkarmıştı. Allâh yolunda cihat etmek ve hoşnutluğumu kazanmak istiyorsanız, akrabanız diye Mekkelilere sırlarınızı açıklayarak onlara yardım etmeyin! Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da çok iyi bilirim. Sizden böyle davrananlar, doğru yoldan çıkmıştır.

60/2. Onlar size karşı bir fırsat yakalarsa, elleriyle dilleriyle her türlü kötülüğü yapararak düşmanlıklarını ortaya koyarlar. Çünkü onlar kendileri gibi sizin de kâfir olmanızı isterler.

60/3. Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermeyecektir. Çünkü Allâh, ahirette yaptıklarınıza göre aranızda hükmünü verecektir. Allâh yaptıklarınızı çok iyi görür.

60/4. İbrâhim ve ona iman edenlerde sizin için güzel örnekler vardır. Onlar, İbrâhîm'in peygamberliğini kabul etmeyenlere "Biz sizden ve Allah'tan başka tapmış olduklarınızdan uzağız. Sizin dininizi kabul etmiyoruz. Bir olan Allah'a inanıncaya kadar sizinle aramızda kin ve düşmanlık sürecektir." demişlerdi. Ancak İbrâhîm babasına, "Senin hakkında Allâh'ın dilediği hiçbir şeye engel olamam. Ama yine de senin bağışlanman için dua edeceğim." demişti. İbrâhîm ve ona inananlar şöyle dua etmişlerdi: "Rabbimiz! Biz sana güvenip dayanıyoruz. Sana yöneldik. Sonunda sana döneceğiz."

60/5. "Rabbimiz! Bizi kâfirlerin baskı ve zulmüne uğratma, günahlarımızı bağışla! Çünkü sen çok güçlüsün ve her şeyi yerli yerince yaparsın."

60/6. Doğrusu İbrâhim ve ona iman edenlerde, Allah'a ve ahiret gününe inanan müminler için güzel örnekler vardır. Bunlardan yüz çevirenler, zararını kendileri çeker. Çünkü Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, o her türlü övgüye layıktır.

60/7. Düşmanlıkta ileri gitmeyin; belki Allah, ileride sizinle düşmanlarınız arasına sevgi koyar. Çünkü Allah'ın her şeye gücü yeter; o günahları bağışlar ve çok merhamet eder.

60/8. Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve adaletli davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanları çok sever.

60/9. Allâh sadece, din uğrunda sizinle savaşanları, sizi yurdunuzdan çıkaranları ve çıkarılmanıza destek verenleri dost edinmenizi yasaklamıştır. Onlarla dost olanlar, zalimlerin ta kendileridir.

60/10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar kâfirlerin elinden kaçıp size geldiğinde, onların gerçekten inanıp inanmadıklarını araştırın. -Allah onların imanlarını çok iyi bilir, ama siz yine de soruşturun.- Mümin olduklarını anlarsanız, kâfirlerle yaptığınız anlaşma sebebiyle onları geri çevirmeyin. Çünkü o kadınlar kâfirlere, kâfirler de onlara helâl değildir. Kâfirlerin o kadınlara mehir olarak verdiklerini iade edin. Bundan sonra, mehirlerini vererek onlarla evlenmenizde sakınca yoktur. Müşrik kadınlarla evliliğinizi devam ettirmeyin! Siz onlara verdiğiniz mehirleri geri isteyebileceğiniz gibi, kâfirler de mümin kadınlara verdiği mehirleri isteyebilir. Allah aranızda böyle hükmetmiştir. O, her şeyi hakkıyla bilir ve yerli yerince yapar.

60/11. Müslümanlardan birinin karısı kaçıp kâfirlere katıldığında, kocası da verdiği mehri geri istemesine rağmen vermezlerse ve daha sonra da onlarla savaşılıp ganimet elde edilirse, eşi kaçmış olan kimseye verdiği mehir kadar ganimetten mal verilir. İman ettiğiniz Allah'a karşı kulluk bilincinde olun!

60/12. Ey Peygamber! Mümin kadınlar, hiçbir şeyi Allah'a ortak koşmayacaklarına, hırsızlık yapmayacaklarına, zina etmeyeceklerine, çocuklarını öldürmeyeceklerine, zinadan olan çocuğunu kocasına isnat etmeyeceklerine, dine ve örfe uygun emirlerde sana isyan etmeyeceklerine söz vererek bağlılıklarını bildirmek üzere gelirlerse, onların bağlılıklarını kabul et ve onların bağışlanması için Allah'a dua et! Çünkü Allah, günahları çok bağışlar ve çok merhamet eder.

 

60/13. Ey iman edenler! Allâh'ın öfkelendiği kimselerle işbirliği yapmayın. Çünkü kâfirler, ne ahirete; ne de ölülerin tekrar dirileceğine inanır.