İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

015. Hicr Sûresi

15/1. Elif. Lâm. Râ. Bunlar gerçekleri açıklayan Kur’ân'ın ayetleridir.

15/2. Kâfirler kıyamette, "keşke Müslüman olsaydık!" diyeceklerdir.

15/3. Bırak!.. Onlar yesin-içsin, dünyanın zevkini sürsünler. Boş emelleri onları oyalaya dursun. Sonunda gerçekleri anlayacaklar.

15/4. Biz hiç bir memleketin halkını, kendileri için belirlenen süre dolmadan helâk etmedik.

15/5. Zaten hiçbir ümmet, kendileri için belirlenmiş süreyi ne öne alabilir, ne de geciktirebilir.

15/6. Kâfirler şöyle dediler: "Ey kendisine Kur’ân indirildiğini iddia eden kişi! Sen gerçekten tam bir delisin!"

15/7. "Peygamberlik iddianda doğruysan, iddianı ispat etmek için bize melek getir!"

15/8. Biz melekleri, onların isteğine göre değil, gerektiğinde azap etmek için indiririz. O zaman da, onlara süre tanınmaz, hemen helâk edilirler.

15/9. Şüphesiz Kur’ân'ı biz indirdik; onu koruyacak da biziz.

15/10. Doğrusu biz, senden önceki toplumlara da peygamberler gönderdik.

15/11. Fakat onlar kendilerine gelen peygamberlerle alay etmişlerdi.

15/12. Kâfirler hep böyle davranmışlardır.

15/13. Önceki zalimlerin başına gelenler ortada iken, yine de onlar Kur'ân'a inanmazlar.

15/14. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkıp olağanüstü şeyleri gözleriyle görseler, yine de inanmazlar.

15/15. Bu durumda onlar, "Gözümüz boyandı, biz herhalde büyülendik." derler.

15/16. Doğrusu biz, gökte takımyıldızlar yarattık ve bakanlar için göğü yıldızlarla süsledik.

15/17. Burçları, dinen reddedilen her türlü şeytânî yorumlardan koruduk.

15/18. Ancak burçlardan hüküm çıkaranların yorumunun ardından gerçekler apaçık ortaya çıkacaktır.

15/19. Biz yeryüzünü yaşamaya uygun bir hale getirdik, oraya sağlam dağlar yerleştirdik ve orada her türlü bitkiyi bir ölçüye göre yetiştirdik.

15/20. Orada hem sizin için, hem de nafakası size bağlı olmayan canlılar için geçim kaynakları yarattık.

15/21. Her şeyin kaynağı, bizim yanımızdadır. Biz onu belli bir ölçüye göre indiririz.

15/22. Bulutları sürükleyen rüzgârı göndererek gökten yağmur yağdırıp su ihtiyacınızı gideririz. Yağan yağmurları yer altında toplayan da siz değilsiniz, biziz.

15/23. Şüphesiz öldüren de, dirilten de biziz. Herkes yok olduktan sonra, her şeyin sahibi olarak biz kalacağız.

15/24. Sizden öncekileri de, sonrakileri de çok iyi biliriz.

15/25. Şüphesiz Rabbin onları kıyamet günü, hesaba çekmek üzere, huzurunda toplayacaktır. Elbette o, her şeyi hakkıyla bilir ve yerli yerince yapar.

15/26. Gerçekten biz insanı, kurumuş balçıktan yarattık.

15/27. Cinleri ise, daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

15/28. Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben, kuru balçıktan bir insan yaratacağım."

15/29. "Şekil verip canlandırdığımda ona gereken saygıyı gösterin!"

15/30. Bunun üzerine bütün melekler ona gereken saygıyı gösterdiler.

15/31. Fakat İblis, saygı gösterenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

15/32. Allâh, "Ey İblis! Sana ne oluyor? Neden saygı göstermiyorsun?" diye sordu.

15/33. İblis, "Kuru balçıktan yarattığın bir insana ben saygı göstermem." dedi.

15/34. Allâh şöyle buyurdu: "Öyleyse meleklerin arasından çık! Çünkü sen kovuldun."

15/35. "Şüphesiz sen, kıyamete kadar Allâh'ın rahmetinden uzak kalacaksın."

15/36. İblis, "Rabbim! Hiç olmazsa insanların dirileceği güne kadar bana süre ver!" dedi.

15/37. Allâh şöyle buyurdu: "Pekiyi istediğin süre verilmiştir."

15/38. "Kıyamet gününe kadar..."

15/39. İblis şöyle dedi: "Rabbim! Mademki beni rahmetinden uzaklaştırdın, o halde ben de yeryüzünde kötülükleri güzel göstererek onların hepsini azdıracağım."

15/40. "Fakat samimi kulların, bundan etkilenmeyecektir."

15/41. Allâh şöyle buyurdu: "İşte samimi kullarımın izlediği bu yol, benim dosdoğru yolumdur."

15/42. "Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde senin hiç bir gücün yoktur."

15/43. "Sana uyanların hepsinin buluşacağı yer, cehennemdir."

15/44. "Onun yedi kapısı vardır. Her kapıdan kimin gireceği belirlenmiştir."

15/45. Şüphesiz Allâh'a karşı kulluk bilincinde olanlar, cennetlerde pınar başlarında olacaklardır.

15/46. Onlara, "Oraya esenlik ve güven içinde girin!" denilecektir.

15/47. Biz onların kalplerindeki kin ve nefret duygusunu söküp çıkarırız. Böylece onlar, kardeşler gibi koltuklara karşılıklı otururlar.

15/48. Orada hiçbir şey onların huzurunu bozmayacak ve onlar asla oradan çıkarılmayacaktır.

15/49. Kullarıma, benim günahları çokça bağışladığımı ve onlara karşı merhametli olduğumu haber ver!

15/50. Ama, azabımın da can yakıcı olacağını bildir.

15/51.  Ayrıca onlara, İbrahîm'in misafirlerinden de bahset.

15/52. Melekler, İbrâhîm'in yanına girdiklerinde, "Selâm!" demişlerdi. İbrahim selamını alıp onların melek olduğunu anlayınca, "Doğrusu biz sizden korkuyoruz." demişti.

15/53. Onlar, "Korkma, biz sana peygamber olacak bir oğul müjdelemek üzere geldik." dediler.

15/54. Bunun üzerine İbrâhîm, "İhtiyarlık çağımda bana böyle bir müjde mi veriyorsunuz? Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?" dedi.

15/55. Melekler, "Biz sana gerçeği söylüyoruz; niçin Allâh’ın rahmetinden ümit kesiyorsun!" dediler.

15/56. İbrâhîm şöyle dedi: "Rabbinin rahmetinden ancak doğru yoldan sapanlar ümit keserler."

15/57. "Ey elçiler! Peki asıl geliş amacınız nedir?"

15/58. Melekler şöyle dediler: "Aslında biz, kâfir bir halkı helak etmek için gönderildik."

15/59. "Ama Lût’a iman edenlerin hepsini kurtaracağız."

15/60. "Fakat karısı helak edilenlerden olacaktır."

15/61. Sonra melekler, Lût’a geldi.

15/62. Lut onlara, "Siz, buralarda tanınmayan kimselersiniz." dedi.

15/63. Melekler de şöyle cevap verdiler: "Biz halkına, inanmadıkları azabı getiren melekleriz."

15/64. "Sana, suçlular hakkındaki Allâh'ın emrini getirdik. Bu konuda biz, şüphesiz doğru söylüyoruz."

15/65. "Gecenin uygun bir vaktinde aileni buradan çıkar, sen de onları takip et. Sakın sizden kimse geride kalmasın. Emredilen yere doğru gidin."

15/66. Lût'a, "Sabaha karşı onların sonu gelecektir." hükmünü kesin bir dille bildirdik.

15/67. Şehir halkı, genç ve güzel görünümlü melekleri görünce iğrenç arzularını gerçekleştirebileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.

15/68. Lût onlara şöyle dedi: "Bunlar benim misafirlerim. Sakın beni utandırmayın!"

15/69. "Allâh'tan korkun, beni rezil etmeyin!"

15/70. Bunun üzerine halkı Lût’a, "Biz sana, başkasının işine karışmayı yasaklamamış mıydık?" dediler.

15/71. Lût, "Cinsel arzunuzu tatmin etmek istiyorsanız, işte halkımın kadınları; onlarla evlenin!" dedi.

15/72. Melekler Lût'a, "Yemin olsun ki onlar, senin sözünü dinlemezler. Çünkü şehvetten gözleri dönmüş bir durumda, ne yaptıklarını bilmiyorlar." dedi.

15/73. Gün doğarken onları korkunç bir gürültüyle gelen deprem yakaladı.

15/74. Sonunda biz onların yurtlarını alt üst ettik; üzerlerine belirlenmiş taşlar yağdırdık.

15/75. Şüphesiz bu kıssada, ince kavrayış sahibi kimseler için dersler vardır.

15/76. O şehrin kalıntıları, Kureyşliler tarafından halen kullanılmakta olan bir yolun üzerindedir.

15/77. Şüphesiz bunda, müminler için dersler vardır.

15/78. Şuayb'ın kavmi olan Eyke halkı da, zâlim kimselerdi.

15/79. Bundan dolayı biz onları da cezalandırdık. Bu Medyen ve Eyke şehrinin kalıntıları, uğrak bir yol üzerindedir.

15/80. Doğrusu Hicr denilen yerde yaşayan Semûd halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

15/81. Onlara mucizeler gösterdik, fakat kabul etmediler.

15/82. Onlar, dağlarda oyarak yaptıkları evlerde güven içinde yaşıyorlardı.

15/83. Buna rağmen bir sabah onları korkunç bir gürültüyle gelen deprem yakaladı.

15/84. Yaptıkları bu evler onları helak olmaktan kurtaramadı.

15/85. Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındaki hiçbir şeyi boşuna yaratmadık. Şüphesiz kıyamet kopacaktır. Şimdilik sen, müşriklere güzel davran.

15/86. Senin Rabbin, her şeyi yaratan ve hakkıyla bilendir.

15/87. Doğrusu biz sana, tekrarlanan yedi âyetli Fâtiha suresini ve yüce Kur’ân'ı verdik.

15/88. Öyleyse, onlardan bir kısmına verdiğimiz dünya malına imrenerek, onların inkâr etmelerine üzülme! Sen, şefkat edeceksen müminlere et! Onlar sana yeter!

15/89. Ve o müşriklere "Ben apaçık bir uyarıcıyım." de!

15/90. Kitabın bir kısmını kabul edip bir kısmını kabul etmeyen Yahûdî ve Hıristiyanlara azap indirmiştik.

15/91. Bunun gibi, Kur’ân'ın bir kısımına inanıp bir kısmına inanmayanlara da azap indiririz.

15/92. Rabbine yemin olsun ki, biz onların hepsini hesaba çekeceğiz.

15/93. Yaptıkları her şeyin hesabını onlara soracağız.

15/94. Öyleyse sen, müşriklere aldırmadan indirilen vahyi açıkça söyle.

15/95. Seninle alay edenlerin hakkından biz geliriz.

15/96. Allâh'la birlikte başka ilah edinenler, sonunda gerçekleri anlayacaklardır.

15/97. Doğrusu biz, onların söylediklerinden dolayı canının sıkıldığını biliyoruz.

15/98. Fakat yine de Rabbine hamd ederek tesbih et ve onun emirlerine boyun ey!

 

15/99. Ölünceye kadar da Rabbine kulluk etmeye devam et!