İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

023. Mü’minûn Sûresi 

23/1. Müminler, sonsuz mutluluğa ulaşacaklardır.

23/2. O müminler derin bir saygı ile namazlarını kılarlar.

23/3. Onlar, faydasız ve anlamsız söz ve davranışlardan uzak dururlar.

23/4. Kendilerini ve mallarını günah ve haramdan arındırmak için gayret ederler.

23/5. Onlar, iffetlerini korurlar.

23/6. Onlar, sadece eşleri ve cariyeleri ile ilişkiye girerler. Çünkü böyle davrananlar kınanmazlar.

23/7. Fakat yasak ilişkiye girenler, haddi aşmış olurlar.

23/8. Onlar, emanetleri korur ve sözlerini yerine getirirler.

23/9. Onlar, namazlarına devam ederler.

23/10. İşte bunlar cennetin sahipleridir.

23/11. Bunlar cennete sahip olacaklar ve orada temelli kalacaklardır.

23/12. Biz her insanı, çamurdan süzülerek gelen elementlerden yarattık.

23/13. Sonra onu, çok güvenli olan ana rahminde yumurta ve spermden oluşan embriyo haline getirdik.

23/14. Sonra bu embriyoyu, rahime yapışmış blastocyst (döllenmiş hücre yığını) haline getirdik. Bu hücre yığınını bir parça et görünümündeki varlığa dönüştürdük.  Sonra bu varlığı, iskeleti ve onu kaplayan etiyle insan şekline getirdik. Sonunda onu, yeni bir varlık olarak ortaya çıkardık. En güzel yaratıcı olan Allâh, çok yücedir.

23/15. Dünyada bir müddet yaşadıktan sonra, mutlaka öleceksiniz.

23/16. Kıyamet günü yaptığınızın karşılığını görmek üzere tekrar dirileceksiniz.

23/17. Üstünüzde yedi kat göğü yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

23/18. Yağmuru belli bir ölçüde yağdırır ve onu su kaynaklarında biriktiririz. Onu yok etmeye de gücümüz yeter.

23/19. O su ile sizin için hurma ve üzüm bağları meydana getiririz. O bağlarda yiyeceğiniz pek çok meyva vardır.

23/20. Yine o suyla, Sînâ dağının çevresinde çok yetişen, ürününden hem yağ çıkarılan, hem de meyvesi yiyenler için lezzetli bir katık olan zeytin ağacı yetiştiririz.

23/21. Büyük ve küçük baş hayvanlarda sizin için dersler vardır. Onların sütünü içer, etinden yersiniz ve yine onlardan daha başka pek çok fayda sağlarsınız.

23/22. Karada o hayvanları, denizde de gemileri nakil vasıtası olarak kullanırsınız.

23/23. Biz Nuh'u halkına peygamber olarak gönderdik. O da, "Ey halkım! Allâh'a kulluk edin! Çünkü ondan başka ilâh yoktur. Hâlâ Allâh'a karşı kulluk bilincinde değil misiniz?" dedi.

23/24. Halkı arasında ileri gelen kâfirler şöyle dediler: "Bu da, sizin gibi bir insan. Onun amacı, size üstün gelmektir. Allâh elçi göndermek isteseydi, bir melek gönderirdi. Atalarımızdan böyle bir şey duymadık."

23/25. "Bu adam saçma sapan konuşan bir delidir. Bir süre onu gözetleyin."

23/26. Nuh, "Ey Rabbim! Onların yalanlamalarına karşı beni muzaffer kıl!" dedi.

23/27. Bunun üzerine Nuh'a "Öğrettiğimiz gibi gözetimimiz altında gemiyi yap!"dedik. Tufan emrimiz gelip yeryüzünde sular kaynayarak taşmaya başlayınca da, şöyle bildirdik: "'Her canlıdan bir çift ve seninle aynı inançta olanları gemiye al! Fakat onlardan hakkında azap kesinleşenleri alma! Kâfirlerin kurtulması için bana yalvarma! Çünkü onlar boğulacaklardır."

23/28. Yanındakilerle gemiye bindiğinde şöyle dua et: "Bizi zalimlerin elinden kurtaran Allâh, her türlü övgüye lâyıktır."

23/29. "Rabbim! Beni bereketli bir yerde karaya çıkar. Çünkü sen, lütuf ve ihsanda bulunanların en hayırlısısın."

23/30. Bu kıssada dersler vardır. İşte biz insanları böyle deneriz.

23/31. Onlardan sonra başka nesiller yarattık.

23/32. Onlara da aralarından, "Allâh'a kulluk edin! Ondan başka ilâhınız yoktur. Hâlâ ona karşı kulluk bilincinde olmayacak mısınız?" diyen bir peygamber gönderdik.

23/33. Bu peygamberin halkından dünyada kendilerine bol nimet verdiğimiz buna rağmen Allâh'ın huzuruna çıkmayı yalanlayan nankör kodomanlar şöyle dediler: "Bu da sizin gibi, yiyen içen sıradan bir insan."

23/34. "Kendiniz gibi bir insana uyarsanız, siz kaybedersiniz."

23/35. "O adam sizin, ölüp toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra tekrar dirileceğinizi mi iddia ediyor?"

23/36. "Hâlbuki bu iddianın gerçekleşmesi mümkün değildir."

23/37. "Dünyadan başka hayat yoktur. Yaşarız, ölürüz, bir daha da dirilmeyiz."

23/38. "Peygamberliğini iddia eden bu adam, Allâh adına yalan uyduruyor. Biz ona güvenmiyoruz."

23/39. O peygamber, "Rabbim! Yalanlamalarına karşılık beni onlara üstün kıl!" dedi.

23/40. Allâh, "Sen üzülme, yakında onlar  yaptıklarından pişman olacaklar!" buyurdu.

23/41. Nitekim onları, korkunç bir sesle gelen deprep helak etti. Böylece biz onları çer çöp haline getirdik. Zalimler Allâh'ın rahmetinden uzak olsun!

23/42. Bunların arkasından da başka nesiller yarattık.

23/43. Herhangi bir topluluk, kendine tanınan süre dolunca haklarında kesinleşen hükmü ne öne alabilir, ne de geciktirebilir.

23/44. Daha sonra pek çok peygamber gönderdik. Her peygember geldiğinde, halkı onu yalanladı. Biz de, onları helak edip yerine başka nesiller yarattık. Helak ettiklerimizden geriye sadece ibret verici kıssalarını bıraktık. İnanmayanlar Allâh'ın rahmetinden uzak olsun!

23/45. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârun'u mucizelerimizle, özellikle değneğin yılana dönüşmesi mucizesiyle gönderdik.

23/46. Onları, Firavun ve adamlarına gönderdik. Fakat bunlar, kibirlenip inanmadılar. Zaten onlar kendilerini üstün gören bir halktı.

23/47. Onlar, "Bizim gibi iki insana mı inanacağız? Üstelik onların halkı bizim kölemiz." dediler.

23/48. Böylece Firavun ve halkı, Mûsâ ve Hârûn'u yalanladıkları için helâk oldu.

23/49. Biz İsrâil oğullarının doğru yolu bulmaları için Mûsâ'ya Tevrat'ı verdik.

23/50. Meryem ve oğlu Îsâ'yı kudretimizin delili yaptık. Onları, kaynak suları bulunan oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.

23/51. Allâh, bütün peygamberlere şöyle buyurmuştur: "Ey Peygamber! Helal yiyin ve yararlı işler yapın! Çünkü ben yaptığınız her şeyi hakkıyla bilirim."

23/52. Şüphesiz bütün peygamberlere verilen din, sizin de dininizdir; çünkü tek bir din vardır, ben de sizin rabbinizim. Öyleyse bana karşı kulluk bilincinde olun!

23/53. Fakat onlar bu din birliğini paramparça ettiler. Her grup, kendi inancıyla öğünür oldu.

23/54. Sen onları bir süre bu sapıklıklarıyla başbaşa bırak!

23/55. Onlar çok mal ve çocuk vermemizin kendilerinin yararına olduğunu mu sanıyorlar!

23/56. Biz bunları onların iyiliği için yapmıyoruz; fakat onlar bunun farkında değiller.

23/57. Fakat müminler, rablerine olan saygıdan dolayı ürperirler.

23/58. Onlar ayetlerimize inanırlar.

23/59. Onlar Rablerine hiç bir şeyi ortak koşmazlar.

23/60. Onlar, vermekle yükümlü oldukları şeyleri verirler. Çünkü, Rablerinin huzuruna çıkacakları için kalpleri ürpermektedir.

23/61. İşte bunlar, iyilikte yarışan ve bu konuda öne geçen kimselerdir.

23/62. Biz hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemeyiz. Katımızda bütün gerçekler kaydedilmiştir. Bu sebeple hiç kimseye haksızlık yapılmaz.

23/63. Din ve inanç birliğini bozanlar bu gerçekleri umursamazlar. Onların bundan başka pek çok kötü eylemleri de vardır.

23/64. Bolluk içinde yaşayanları ne zaman bir sıkıntıya soksak, onlar hemen feryadı basarlar.

23/65. Onlara şöyle denir: "Bugün boşuna feryat etmeyin! Çünkü bizden bir yardım göremezsiniz!"

23/66. "Çünkü ayetlerim size okununca, siz arkanızı dönüp gitmiştiniz."

23/67. "Kibirlenerek geceleri toplanıp Peygamber hakkında saçma sapan şeyler söylerdiniz."

23/68. Onlar bu Kur'an'ı hiç mi düşünmediler, yoksa onlara atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

23/69. Onlar peygamberlerini tanımadılar da onun için mi inkar ediyorlar?

23/70. Yoksa ona "delirdi mi?" diyorlar. Hâlbuki o, gerçekleri söylemektedir. Fakat onların çoğu bundan hoşlanmaz.

23/71. Gerçekler onların arzularına uysaydı, göklerin, yerin ve orada bulunan her şeyin düzeni bozulurdu. Hâlbuki biz onlara öğüt veren Kur’ân'ı verdik. Fakat onlar bundan yüz çevirdiler.

23/72. Yoksa sen onlardan bir karşılık mı bekliyorsun? Şunu bil ki, Rabbinin vereceği ödül daha hayırlıdır. Çünkü o, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

23/73. Şüphesiz sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.

23/74. Fakat ahirete inanmayanlar, bu doğru yoldan sapıyorlar.

23/75. Onlara merhamet edip sıkıntılarını giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.

23/76. Daha önce biz onları azapla denemiştik. Fakat onlar yine de Rablerine ne boyun eğmişler, ne de yalvarmışlardı.

23/77. Onların karşısına şiddetli bir azap çıkardığımızda, hemen ümitsizliğe düşerler.

23/78. Allâh, gerçekleri duymanız için size kulak, görmeniz için göz ve anlamanız için kalp vermiştir. Buna rağmen ne de az şükrediyorsunuz?

23/79. O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltmıştır. Kıyamet günü de onun huzurunda toplanacaksınız.

23/80. Yaşatan ve öldüren odur. Onun kanunlarıyla gece ve gündüz değişmektedir. hâlâdüşünmeyecek misiniz?

23/81. Bütün bunlara rağmen onlar da, öncekilerin söylediklerini dediler.

23/82. Onlar şöyle dediler: "Biz ölüp toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra terkar mı dirileceğiz?"

23/83. "Biz de, daha önce atalarımız da aynı şeyle tehdit edildik. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

23/84. Rasûlüm, "Biliyorsanız söyleyin bakalım: Yeryüzü ve içindekiler kimindir?" de!

23/85. Onlar, "Allâh'ındır." diye cevap vereceklerdir. Sen de onlara, "Halâ öğüt almayacak mısınız?" de.

23/86. Sonra onlara, "Yedi kat göğün ve yüce arşın sahibi kimdir?" diye sor.

23/87. Onlar, "Allâh'ındır." diyeceklerdir. Sen de, "Öyleyse hâlâona karşı kulluk bilincinde olmayacak mısınız?" de.

23/88. Bir de, "Biliyorsanız söyleyin bakalım: Her şeyin idaresini elinde tutan ve koruyan fakat korunmaya ihtiyacı olmayan kimdir?" de.

23/89. Onlar, "Allâh'dır." diyeceklerdir. Sen de, "Öyleyse neden halâ, gerçekleri görmüyorsunuz!" de!

23/90. Halbuki biz olara şirk konusunda gerçeği söyleyen Kur’ân'ı verdik. Fakat onlar yine de yalanlıyorlar.

23/91. Allâh'ın çocuğu olmadığı gibi, ondan başka ilâh da yoktur. Aksi halde her ilâh, kendi yarattığına sahip çıkarak diğerlerine üstün gelmeye çalışırdı. Haşâ Allâh, onların yakıştırdıklarından uzaktır.

23/92. O, insanın idrak ettiği ve edemediği her şeyi bilir. Allâh, onların ortak koştuklarından yücedir.

23/93. Rasûlüm şöyle de: "Rabbim! Onları tehdit ettiğin şeyi bana gösterecek olursan, beni onlardan uzak tut!"

23/94. "Rabbim, azap geldiğinde beni zâlimler arasında bırakma."

23/95. Biz, sen hayattayken onları tehdit ettiğimiz azabı getirebiliriz.

23/96. Onlar kötülük yapsa da, sen onlara iyilikle karşılık ver! Çünkü biz onların, senin hakkında yakıştırdıkları asılsız şeyleri çok iyi biliriz.

23/97. Rasûlüm şöyle de: "Rabbim! Şeytanların kışkırtmasından sana sığınırım!"

23/98. "Rabbim, onların yanıma sokulmalarından da sana sığınırım!"

23/99. Onlardan birine ölüm geldiğinde şöyle der: "Rabbim! Beni dünyaya döndür."

23/100. "Belki daha önce yapmadığım yararlı işleri yaparım." Hayır! Bu onun söylediği boş bir sözdür. Diriltilecekleri güne kadar onların dünyaya dönmelerine engel olan bir perde vardır.

23/101. Sûra üflendiği gün, artık aralarında hiçbir akrabalık bağı kalmayacak ve birbirlerine bir şey de soramayacaklardır.

23/102. O gün amelleri değerli olanlar kurtulacaklardır.

23/103. Fakat amelleri değersiz olanlar, kendilerine yazık etmiş olarak temelli kalacakları Cehennem'e gireceklerdir.

23/104. Cehennem ateşi onların yüzlerini yalayıp kavuracak ve etleri dökülüp sırıtıp kalacaklardır.

23/105. Onlara, "Ayetlerim size gelmiş, siz de onları yalanlamamış mıydınız?" denilir.

23/106. Bunun üzerine onlar şöyle der: "Rabbimiz, azgın nefsimize yenik düşüp doğru yoldan çıktık."

23/107. "Rabbimiz! Bizi Cehennem'den çıkarıp dünyaya gönder. Eğer eski kötülüklerimize tekrar dönersek, işte o zaman zalimlerden oluruz."

23/108. Allâh şöyle buyurur: "Kesin sesinizi, konuşmayın!"

23/109. "Çünkü, kullarımdan bir kısmı, 'Rabbimiz, iman ettik, günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en iyisisin.' diye dua ediyordu."

23/110. "Siz ise, onlara gülüp alay ediyordunuz. Öyle ki onlarla alay etmeniz beni ve mesajlarımı size unutturdu."

23/111. "Bugün ben, sabrettikleri için onları ödüllendireceğim. Artık onlar, istediklerini elde etmişlerdir."

23/112. Allâh onlara, "Dünyada kaç yıl kaldınız?" diye soracaktır.

23/113. Onlar, "Belki bir gün veya daha az kaldık. Tam olarak bilmiyoruz, bunu, dünyada ne kadar kaldığının hesabını tutanlara sor." derler.

23/114. Allâh şöyle buyurur: "Evet çok az kaldınız. Keşke dünya hayatının kısalığını oradayken bilseydiniz."

23/115. "Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza çıkmayacağınızı mı sandınız?"

23/116. Gerçek hükümdar olan Allâh, çok yücedir. Ondan başka ilâh yoktur. O, yüce arşın sahibidir.

23/117. Hiç bir delil olmadan Allâh ile birlikte başka ilâha tapanların hesabını Allâh görecektir. Kâfirler asla kurtuluşa eremezler.

 

23/118. Rasûlüm, "Rabbim, günahlarımı bağışla, bana merhamet et! Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!" de!