İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

030. Rûm Sûresi           

30/1. Elif. Lâm. Mîm.

30/2. Ehl-i kitap olan Rumlar müşrik İranlılara yenildi.

30/3. Bu olay, Araplara yakın bir yerde meydana geldi. Mağlubiyetlerinden sonra Rumlar, ileride galip geleceklerdir.

30/4. Galibiyet bir kaç yıl içinde olacaktır. Bundan önce de, sonra da son hüküm Allâh'ındır. Müminler, Rûmların galibiyet haberini aldıkları gün, kendileri de Bedir zaferiyle sevineceklerdir.

30/5. Allâh, yardımıyla dilediğini galip getirir. O çok güçlü ve çok merhametlidir.

30/6. Bu zafer Allâh'ın verdiği bir sözdür. Allâh sözünden dönmez; fakat insanların çoğu bunu bilmez.

30/7. Müşrikler, sadece dünya hayatını bilirler; ahirete inanmazlar.

30/8. Onlar kendi içlerine dönüp, Allâh'ın gökleri, yeri ve ikisi arasındaki her şeyi yerli yerince yaratıp belli bir süre takdir ettiğini hiç düşünmüyorlar mı? İnsanların çoğu, Rablerinin huzuruna çıkacaklarını inkar ediyor.

30/9. Yine onlar yeryüzünde dolaşıp, geçmiş toplumların sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Hâlbuki onlar bunlardan daha kuvvetliydiler. Nitekim onlar toprağı işleyip, yeryüzünü kendilerinin yaptıklarından daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri onlara ilâhi mesajları getirdi; fakat onlar inanmadıkları için helak oldular. Allâh onlara asla haksızlık etmemiştir; fakat onlar kendilerine yazık etmişlerdir.

30/10. Kötülük yapanlar cezalarını çektiler. Çünkü onlar Allâh'ın ayetlerini yalanlayıp alay etmişlerdi.

30/11. Allâh, her şeyi yoktan var etmiştir ve öldükten sonra da tekrar diriltecektir. Hepiniz onun huzuruna çıkacaksınız.

30/12. Kıyametin koptuğu gün, kâfirler ümitsizliğe kapılacaklardır.

30/13. Çünkü Allâh'a ortak koştukları şeylerin hiç biri, onlara yardım edemeyecektir. Onlar, dünyada iken putları ortak koştukları için, kafir olmuşlardır.

30/14. Kıyametin koptuğu gün, insanlar inançlarına göre grup grup ayrılacaktır.

30/15. İman edip yararlı işler yapanlar mutlu bir şekilde Cennette yaşarlar.

30/16. Ayetlerimizi ve ahirette huzurumuza çıkmayı yalanlayan kâfirler ise, Cehennem azabında kalacaklardır.

30/17. Sabah akşam Allâh'ı tesbih edin.

30/18. O, göklerde ve yerde her türlü övgüye layıktır. İkindi ve öğle vaktinde de Allâh'ı tesbih edin.

30/19. O, ölüden diri, diriden ölü çıkarır, ölü toprağa can verir. İşte siz de böyle dirileceksiniz.

30/20. Allâh'ın sizi topraktan yartması, bundan sonra da insan olarak yeryüzüne dağılmanız, onun varlığının ve kudretinin delilidir.

30/21. Huzur bulmanız için, kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması da onun varlığının delilidir. Şüphesiz bunda düşünenler için dersler vardır.

30/22. Göklerin ve yerin yaratılması; dil ve ırkınızın farklı olması da onun kudretinin delilidir. Şüphesiz bunda gerçekleri görenler için dersler vardır.

30/23. Gece veya gündüz uyumanız, onun ikramıyla kazanmanız, onun varlığının bir delilidir. Şüphesiz bunda gerçeklere kulak verenler için dersler vardır.

30/24. Yağmurun müjdecisi ve afetin habercisi olarak ümit ve korku kaynağı olan şimşeğin çakması, yağmuru yağdırıp onunla ölü toprağa can vermesi, varlığının delilidir. Şüphesiz bunda düşünenler için dersler vardır.

30/25. Göğün ve yerin, Allâh'ın kanunlarına göre hareket etmesi de onun varlığının delilidir. Sonunda İsrâfil sizi çağırdığında, hepiniz kabirlerinizdenk kalkacaksınız.

30/26. Yerde ve gökte olan her şey onundur. Hepsi ona boyun eğmektedir.

30/27. Allâh, her şeyi yoktan var etmiştir ve bunu sürekli tekrarlamaktadır. Bu ona çok kolaydır. Göklerde ve yerde yücelikte onun benzeri yoktur. Çünkü o, çok güçlüdür ve her şeyi yerli yerince yapar.

30/28. Allâh size, kendi yaşantınızdan şöyle örnek veriyor: Sahibi olduğunuz kölelerin, servetinize eşit ortak olmasını ister misiniz; kendiniz için endişe ettiğiniz gibi onlar hakkında da eder misiniz? Siz bile bunu kabul etmezken, Allâh kendisine ortak koşulmasını nasıl hoş görür!  İşte biz düşünen bir toplum için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.

30/29. Durum böyleyken kâfirler bilgisizce arzularına uydular. Doğru yoldan sapanı, kim oraya iletebilir? Onların hiçbir yardımcısı da olmayacaktır.

30/30. Sen samimiyetle, insanların yaradılışına uygun dine yönel! Allâh insanları ona uygun yaratmıştır; bu yaradılışta hiç bir değişiklik olmaz. Bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bunun farkında değildir.

30/31. Allâh'a yönelerek kulluk bilincinde olun, namazı dosdoğru kılın; sakın müşriklerden olmayın!

30/32. Dinlerini bozarak bir kısmını kabul edip, bir kısmını etmeyen ve kendi inançlarına güvenip taşkınlık gösteren kimselerden de olmayın!

30/33. İnsanlar, bir sıkıntıya düştüğünde, kurtulmak için Rablerine yönelip dua ederler. Fakat Allâh onlara acıyıp sıkıntılarını kaldırınca, çok geçmeden içlerinden bir kısmı, Rablerine ortak koşar.

30/34. Böylece onlar verdiklerimize nankörlük etmiş olurlar. Dünya nimetlerinden yararlanmaya devam edin bakalım! Gerçekleri ileride anlayacaksınız!

30/35. Yoksa biz onlara, Allâh'a ortak koşmalarını onaylayan bir delil mi gönderdik.

30/36. İnsanlara bir nimet verdiğimizde, şimarırlar; fakat, yaptıklarının karşılığı olarak bir kötülük geldiğinde, hemen ümitsizliğe düşerler.

30/37. Allâh'ın dilediğine bol, dilediğine de az rızık verdiğini görmüyorlar mı? Şüphesiz bunda müminler için dersler vardır.

30/38. Akrabaya, fakirlere ve yolda kalmışlara hakkını verin. Allâh'ın hoşnutluğunu gözetenler için bu daha hayırlıdır; işte bunlar kurtuluşa ereceklerdir.

30/39. Faiz almak için insanlara verdiğiniz malların Allâh katında hiçbir değeri yoktur. Fakat, Allâh'ın rızasını kazanmak için verdiğiniz zekâtın karşılığını kat kat alırsınız.

30/40. Allâh, sizi yaratıp rızıklandırır. Sonra sizi öldürüp tekrar diriltecektir. Bunu Allâh'a ortak koştuklarınızdan biri yapabilir mi? Hâşâ, Allâh onların ortak koştuklarından çok yücedir.

30/41. Karada ve denizdeki bozulmalar, insanların yaptıklarından dolayıdır. Vaz geçmeleri için yaptıklarından bir kısmının kötü sonuçlarını böylece onlara tattırıyoruz.

30/42. Onlara, "Yeryüzünde dolaşın ve daha öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğu müşrikti." de!

30/43. Öyleyse, dönüşü olmayan kıyamet gelmeden önce dosdoğru dine yönel! O gün insanlar inançlarına göre grup grup ayrılacaklardır.

30/44. Nankörlük yapanlar zararlarını kendileri çekerler. Yararlı işler yapanlar ise, kendileri için bir hazırlık yapmış olurlar.

30/45. Allâh, iman edip yararlı işler yapanları, ikramıyla ödüllendirecektir. Doğrusu o, kâfirleri sevmez.

30/46. Yağmurun müjdecisi olarak rüzgarları göndermesi, Allâh'ın varlığının delillerdindendir. Şükredesiniz diye böylece size, rahmetini tattırır, koymuş olduğu fizik kanunlarına göre gemiler yüzer ve onun lütuf ve kereminden rızık ararsınız.

30/47. Biz senden önce de, halkına ilâhî mesajları getiren pek çok peygamber gönderdik; fakat kabul etmedikleri için kâfirleri cezalandırdık. Çünkü müminleri üstün kılmak üzerimize bir borçtur.

30/48. Allâh rüzgarları gönderip bulutları harekete geçirir, gökte onları istediği gibi parça parça serip yayar. O bulutlardan yağmur yağdığını görürsün. Dilediği kullunun toprağına yağdığında, onlar sevinirler.

30/49. Hâlbuki onlar daha önce, Allâh'ın yağmur yağdıracağından ümit kesmişlerdi.

30/50. Allâh'ın rahmetinin eseri olarak ölü toprağa nasıl can verdiğine bir bak! İşte ölüleri de böyle diriltecektir. Zira onun her şeye gücü yeter.

30/51. Kavurucu bir rüzgar gönderip bitkileri sapsarı edince, kâfirler nankörlük ederler.

30/52. Bu çağrını sen, arkalarını dönüp gittiklerinde, ne kulaklarını gerçeklere tıkayanlara, ne de kalpleri ölmüş olanlara duyurabilirsin.

30/53. Sen gerçeklere gözlerini kapatanları doğru yola getiremezsin. Sen bu çağrını, sadece ayetlerimize inanarak boyun eğenlere anlatabilirsin.

30/54. Allâh sizi güçsüz olarak yaratır, sonra kuvvetlendirir, daha sonra tekrar güçsüz ve ihtiyar yapar. O, dilediği her şeyi yapar. O her şeyi hakkıyla bilir ve her şeye gücü yeter.

30/55. Kıyamet günü kâfirler, mazeret olarak yeminle dünyada çok az kaldıklarını söylerler. Onlar nasıl de gerçeklerden yüz çeviriyorlar.

30/56. İlim ve iman sahipleri, "Doğrusu siz, diriliş gününe kadar Allâh'ın takdir ettiği sürece dünyada kaldınız. İşte bugün diriliş günüdür. Fakat siz bunu, anlamak istemiyorsunuz." derler.

30/57. O gün, zâlimlerin ne mazeretleri fayda verecek, ne de dünyaya dönme talepleri kabul edilecektir.

30/58. Biz Kur’ân'da insanlara her çeşit örneği verdik. Sen kâfirlere bir ayet getirsen onlar yine, "Siz ancak asılsız şeyler söylüyorsunuz." derler.

30/59. Gerçekleri anlamak istemeyenler, kalplerini bu gerçeklere kapamışlardır.

 

30/60. Öyleyse sıkıntılara göğüs ger! Çünkü Allâh'ın vaadi gerçekleşecektir. Ona iman etmeyenler, seni bu kararlılığından sakın vaz geçirmesin!