İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

032. Secde Sûresi

32/1. Elif. Lâm. Mîm.

32/2. Bu Kitab'ın, evrenin sahibi Allâh tarafından indirildiğinde şüphe yoktur.

32/3. Buna rağmen onlar, Kur’ân'ı senin uydurduğunu mu söylüyorlar? Hayır! Bu, daha önce peygamber gelmeyen bir halkı uyarmak üzere Rabbin tarafından gönderilen, gerçekleri açıklayan bir kitaptır. Belki doğru yolu bulurlar.

32/4. Allâh gökleri, yeri ve ikisi arasındaki her şeyi altı evrede yaratmış, sonra da evreni yöneteceği arşa kurulmuştur. Ondan başka sizin, ne bir dostunuz, ne de yardımcınız vardır. hâlâdüşünmeyecek misiniz?

32/5. O, semâdan yere melekleri göndererek işleri düzenler. Sonra o meleklerin semaya yükselmesi, sizin hesabınıza göre bin yıl kadar sürer.

32/6. O, görünen ve görünmeyen her şeyi bilir; çok güçlü ve merhametlidir.

32/7. O, her şeyi en güzel şekilde yaratmıştır. İnsanı yaratmaya topraktan başlamıştır.

32/8. Sonra onun soyunu, değersiz bir su olan meniye bağlamıştır.

32/9. Sonra onu şekillendirip, müstakil bir varlık haline getirmiştir. Size işitme, görme ve düşünme yetisi vermiştir. Buna rağmen ne de az şükrediyorsunuz?

32/10. Kâfirler, "Toprakta yok olup gittikten sonra, yeniden mi dirileceğiz!" derler. Onlar, böyle demekle, Rablerinin huzuruna çıkacaklarını inkâr ediyorlar.

32/11. Onlara, "Görevli ölüm meleği sizi öldürecek, sonra da Rabbinizin huzuruna çıkacaksınız." de!

32/12. O gün, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğip, "Rabbimiz! Gerçekleri gördük ve duyduk. Bizi dünyaya tekrar gönder de, yararlı işler yapalım. Biz artık kesin olarak inanıyoruz." diyecek olan kâfirleri bir görsen.

32/13. Biz istesek, herkesi doğru yola koyarız. Fakat böyle yapmadık. Bu nedenle "Cehennemi cinlerin ve insanların bir kısmıyla dolduracağım." hükmü gerçekleşecektir.

32/14. Kıyamet gününe kavuşmayı göz ardı ettiğiniz için, bugün de biz, sizi göz ardı ediyoruz; yaptıklarınıza karşılık kalıcı azabı tadın.

32/15. İnananlar, kendilerine ayetlerimiz tebliğ edildiğinde, kibirlenmeden hükümlerine boyun eğer ve Rabbini överek tesbih ederler.

32/16. Onlar geceleyin yataklarından kalkıp korku ve ümitle Rablerine ibadet eder ve verdiğimiz nimetlerden Allâh yolunda harcarlar.

32/17. Böyle davranan müminlerden hiçbiri, dünyada iken yaptığına karşılık kendisi için hazırlanan mutluluğu hayal bile edemez.

32/18. Müminle kâfir hiç bir olur mu? Elbette olmaz.

32/19. İman edip yararlı işler yapanlar, yaptıklarının ödülü olarak Cennete girecektir.

32/20. Kâfirlerin yeri ise Cehennem'dir. Oradan her çıkma girişimine bulunduklarında, onlar geri çevrilecek ve kendilerine, "Yalanladığınız azabı tadın bakalım!" denilecektir.

32/21. Kâfirlere, kötülüklerden vaz geçmeleri için, ahiret azabından önce, dünyada bazı sıkıntılar yaşatacağız.

32/22. Rabblerinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Şüphesiz biz kâfirlere hak ettiği cezayı vereceğiz.

32/23. Biz, Musa'ya Tevrat'ı verdik. Sonra o kitabı, İsrâiloğullarına rehber yaptık. Ona kitabı verdiğimiz konusunda şüphen olmasın.

32/24. Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları sürece, onların arasından, insanları mesajlarımıza davet eden önderler çıkardık.

32/25. Kıyamet günü Rabbin, inananlarla inanmayanların ayrılığa düştüğü konularda kesin hüküm verecektir.

32/26. Kalıntılarını gezip gördükleri pek çok memleketi daha önce helak etmemiz, onlar için de bir uyarı değil midir? Şüphesiz bunda dersler vardır. Hala onlar, bu gerçeklere kulak vermeyecekler mi?

32/27. Onlar, yağmuru kuru topraklara gönderip onunla kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği ürünleri yetiştirmemize bakıp ibret almıyorlar mı? hâlâbu gerçekleri görmüyorlar mı?

32/28. Kâfirler, "Eğer, doğru söylüyorsanız, bu hüküm günü ne zaman gerçekleşecek?" derler.

32/29. Onlara, "Hüküm günü kâfirlere, ne imanları fayda verecek, ne de onlara zaman tanınacaktır." de!

32/30. Onları kendi hallerine bırak ve bekle! Zaten onlar da beklemektedirler.