İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

033. Ahzâb Sûresi        

33/1. Ey Peygamber! Allâh'a karşı kulluk bilincinde ol! Kâfirlere ve münafıkların isteklerine uyma! Şüphesiz Allâh, her şeyi hakkıyla bilir ve yerli yerince yapar.

33/2. Sen Rabbinin gönderdiği mesajlara uy! Şüphesiz Allâh, yaptıklarınızı çok iyi bilir.

33/3. Allâh'a güvenip dayan! O sana, koruyucu olarak yeter.

33/4. Allâh bir kişiyi iki ayrı kişi yapmamıştır. Dolayısıyla haram olması bakımından annenize benzettiğiniz eşleriniz, anneniz değildir. Evlatlıklarınız da, hüküm bakımından öz çocuklarınız gibi değildir. Bunlar sizin gerçek olmayan sözlerinizdir. Hâlbuki gerçek, Allâh'ın söylediğidir. O insanlara doğru yolu gösterir.

33/5. Evlâtlıklarınızı kendi üzerinize değil babalarının üzerine kaydettirin! Allâh katında en doğru olan budur. Babasının kim olduğunu bilmiyorsanız, yine de üzerinize kaydettirmeyin; onlara din kardeşiniz ve dostunuz olarak iyi davranın! Siz hatalarınızdan değil, bilerek yaptıklarınızdan sorumlu olacaksınız. Allâh günahları çok affedendir ve çok merhametlidir.

33/6. Peygamber, müminlere canlarından daha yakındır; eşleri de müminlerin anneleridir. Allâh'ın hükmüne göre akrabalar, birbirlerine mirasçı olma konusunda diğer mümin ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak siz, dostlarınıza uygun bir şekilde yardım edebilir ve vasiyetle mal da bırakabilirsiniz. Bunlar, kesin olarak hükme bağlanmıştır.

33/7. Biz her peygamberden, ayetlerimizi tebliğ etme hususunda söz almıştık. Nitekim senden, Nuh, İbrâhim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsâ'dan da aynı şekilde söz aldık. İşte böyle biz, onların hepsinden sağlam bir söz almıştık.

33/8. Allâh, ahirette peygamberlere sözlerini tutup tutmadıklarını soracaktır. Allâh, kâfirlere de can yakıcı bir azap hazırlamıştır.

33/9. Ey iman edenler! Allâh'ın size verdiği nimetleri hatırlayın! Düşman orduları size hücum etmişti de, biz onların üzerine fırtına göndermiş ve size cesaret, onlara da korku vererek sizi desteklemiştik. Allâh yaptığınız her şeyi hakkıyla görür.

33/10. Her taraftan düşman size hücum edince, gözleriniz yuvalarından fırlamış, yürekleriniz ağzınıza gelmişti.  Siz Allâh hakkında çelişkili düşüncelere kapılmıştınız.

33/11. Bu saveşta müminler denendiler ve büyük bir sarsıntıya uğradılar.

33/12. Münâfıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, "Allâh ve Peygamberi, bize boş vaatlerde bulunmuş." dediler.

33/13. Onlardan bir gurup, "Ey Medineliler! Burada düşmana karşı duramazsınız; geri dönün!" demişti. Bunun üzerine bir kısmı, evleri için bir tehlike olmadığı halde "Evlerimiz korunaksız kaldı!" diyerek dönmek için izin istediler. Aslında onların istedikleri şey, sadece savaştan kaçmaktı.

33/14. Medine'ye her taraftan saldırılıp bunlardan bozgunculuk yapmaları istenseydi, bunu hemen yerine getirirlerdi.

33/15. Hâlbuki onlar, savaştan kaçmayacaklarına dair Allâh'a söz vermişlerdi. Allâh'a verilen söz ise sorumluluk gerektirir.

33/16. Onlara şöyle de: "Ölmekten ve öldürülmekten kaçmanız size bir fayda vermez. Zaten dünyada yaşayacağınız hayat sınırlıdır."

33/17. "Allâh başınıza bir musibet gelmesini istese, ondan sizi kim koruyabilir. Eğer size bir nimet vermek istese, ona da kim engel olabilir? Allâh'tan başka sizin ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır."

33/18. Arkadaşlarına, "Bizimle birlikte olun; savaşa katılmayın!" diyerek savaşa gidenlere engel olmaya çalışanları Allâh çok iyi bilmektedir. Zaten onlardan bir kaç kişi dışında hiç kimse savaşa katılmayacaktı.

33/19. Onlar sizin başarınızı kıskanırlar. Düşmandan korktuklarından dolayı, sanki ölmek üzere olan kimse gibi yardım dilemek için sana baktıklarını görürsün. Fakat, bu korkuları kaybolunca, elde ettiğiniz ganimetleri kıskanarak sivri dilleriyle sizi rahatsız ederler. İşte bunlar iman etmemişlerdir. Bu yüzden de Allâh onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bu iş Allâh'a çok kolaydır.

33/20. Münafıklar düşman ordusunun çekilmediğini sanıyorlardı. Düşman tekrar saldıracak olsa onlar, sizi terk ederek bedevilerin arasına kaçmak ve oradan durumunuzu sormak isterler. Zaten aranızda kalsalar da, birkaç kişinin dışında hiç biri savaşa katılmazdı.

33/21. Allâh'ın rahmetini ve ahiret gününe kavuşmayı ümitle bekleyen ve Allâh'ı çok zikreden sizler için Allâh'ın gönderdiği Peygamber'de güzel örnekler vardır.

33/22. Müminler düşman ordusunu görünce, "İşte bu Allâh'ın ve Peygamberinin bize vaad ettiği şeydir. Allâh ve Rasulü, doğru söylemiştir." dediler. Bu onların,imanlarını kuvvetlendirmiş ve teslimiyetlerini artırmıştır.

33/23. Müminlerden, Allâh'a verdiği söze bağlı olan kimseler vardır; bir kısmı şehit olmuş, bir kısmı da şehit olmayı beklemektedir. Müminler asla verdikleri sözden dönmezler.

33/24. Çünkü Allâh, sözünde duran kimselere karşılığını verecek, durmayanlara ise dilerse azap edecek, dilerse tövbelerini kabul edecektir. Zira Allâh, çok bağışlar ve çok merhamet eder.

33/25. Allâh Hendek savaşında kâfirleri, hiçbir ganimet elde edemeden kin ve nefretleriyle geri çevirmiştir. Bu savaşta onun yardımı, müminler için yeterli olmuştur. Allâh çok kuvvetli ve üstündür.

33/26. Allâh, müşriklere yardım eden ehl-i kitaptan Kurayza oğullarının kalplerine korku salarak kalelerinden indirdi; size onların erkeklerini öldürmek, kadın ve çocuklarını da esir almak fırsatı verdi.

33/27. Allâh sizi, onların topraklarına, evlerine, mallarına ve bunun dışında henüz fethetmediğiniz yerlere mirasçı kıldı. Allâh'ın her şeye gücü yeter.

33/28. Ey Peygamber! Eşlerine şöyle de: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, istediğinizi verip sizi güzellikle boşayayım."

33/29. "Yok eğer Allâh'ı, Rasûlünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, sabredin. Çünkü Allâh, içinizden her işte onun hoşnutluğunu gözetenler için büyük bir ödül hazırlamıştır."

33/30. Ey Peygamber'in eşleri! İçinizden çirkin bir iş yapanın cezası ikiye katlanacaktır. Bu Allâh için çok kolaydır.

33/31. Fakat, içinizden Allâh'a ve Rasûlüne itaat edip, yararlı işler yapanların ödülü de ikiye katlanacaktır. Ayrıca onlara çok değerli bir rızık hazırladık.

33/32. Ey Peygamber eşleri! Siz diğer kadınlar gibi değilsiniz; Allâh'a karşı kulluk bilincindeyseniz, yabancı erkeklerle işveli bir şekilde konuşmayın! Çünkü kalbinde hastalık olan kimseler, yanlış düşüncelere kapılabilirler. Öyleyse ölçülü konuşun.

33/33. Evlerinizde oturun; cahiliye dönemindeki kadınlar gibi açılıp saçılmayın, namazınızı dosdoğru kılın, zekatınızı verin, Allâh ve Rasûlüne itaat edin! Ey Peygamber ailesi! Allâh'ın bunu yapmaktan amacı, sizi günahlarınızdan temizlemektir.

33/34. Evlerinizde okunan Kur’ân'ı ve onun derin manasını iyice düşünün. Şüphesiz Allâh, en gizli şeyleri hakkıyla bilir ve her şeyden haberdardır.

33/35. Erkek olsun, kadın olsun Müslüman, mümin, Allâh'a itaat eden, doğru sözlü, sabırlı, Allâh'a boyun eğen, sadaka veren, oruç tutan, iffetlerini koruyan ve Allâh'ı çok zikreden kimseler için Allâh, büyük bir bağış ve ödül hazırlamıştır.

33/36. Allâh ve Rasûlü bir konuda hüküm verdiğinde, mümin erkek ve kadınların o konuda tercih hakkı yoktur. Allâh ve Rasûlüne isyan edenler, doğru yoldan tamamen uzaklaşmışlardır.

33/37. Allâh'ın lütuf ve ihsanda bulunduğu ve senin de ona iyilik yaptığın kimseye, "Allâh'tan kork, eşini boşama!" diyordun. Böylece insanlardan çekinerek Allâh'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyordun. Hâlbuki Allâh çekinmeye daha layıktır. Bir kimsenin evlatlığı karısını boşadığında, babalığının o kadınla evlenmesinde bir sakınca olmadığını göstermek için Zeyd eşini boşayınca, seni onunla evlendirdik. Böylece Allâh'ın emri de yerine getirilmiş oldu.

33/38. Allâh'ın helal kıldığı bir şeyi Peygamber'in yerine getirmesi günah değildir. Daha önceki peygamberler hakkında da Allâh'ın emri böyleydi. Onun emri, yerine getirilmesi gereken kesin bir hükümdür.

33/39. Onlar, Allâh'tan başka hiç kimseden korkmadan peygamberlik görevini yerine getirmişlerdir. Çünkü hesap görücü olarak Allâh yeter.

33/40. Muhammed, hiç birinizin babası değildir. O, Allâh'ın peygamberi ve peygamberlerin sonuncusudur.  Allâh her şeyi hakkıyla bilir.

33/41. Ey iman edenler! Allâh'ı çokça anın!

33/42. Onu sabah akşam tesbih edin.

33/43. Allâh ve melekleri, küfrün karanlığından imanın aydınlığına çıkarmak için sizi destekler. Allâh, müminlere karşı çok merhametlidir.

33/44. Müminler, Allâh'a kavuştukları gün, "Ne mutlu size, bütün sıkıntılardan kurtuldunuz." diye karşılanır. Allâh, onlara çok değerli bir ödül hazırlamıştır.

33/45. Ey Peygamber! Biz seni şâhid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

33/46. Biz seni Allâh'ın emriyle onun yoluna çağıran ve karanlıkları aydınlatan bir ışık kaynağı olarak gönderdik.

33/47. Öyleyse Allâh'ın müminlere büyük bir bir ödül vereceğini müjdele.

33/48. Kâfir ve münafıklara uyma, onların eziyetlerine de şimdilik karşılık verme! Allâh'a güvenip dayan; çünkü Allâh, koruyucu olarak sana yeter.

33/49. Ey iman edenler! Mümin kadınlarla evlenip zifafa girmeden onları boşarsanız, iddet beklemelerini isteme hakkınız yoktur. Bu durumda mehir belirlemişseniz yarısını, belirlememişseniz uygun bir hediye vererek onları güzellikle evlerine gönderin.

33/50. Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allâh'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle hicret eden amca, hala, dayı ve teyze kızlarını, bir de sana mahsus olmak üzere mehirsiz olarak seninle evlenmek isteyen kadınlardan senin de evlenmek istediklerini sana helal kıldık. Diğer müminlerin eşleri ve cariyeleri ile ilgili hükümlerimizi açıklamıştık. Bunu sana bir sıkıntı olmaması için böyle yaptık. Çünkü Allâh, çok bağışlayan ve merhamet edendir.

33/51. Bunlardan istediklerinle evliliğe devam eder, istediğini de boşayabilirsin. Boşadığın hanımınla tekrar evlenmek istersen, bunda bir sakınca yoktur. Çünkü bu, onların mutlu olmasını, üzülmemesini, onlara verdiklerinden dolayı hoşnut olmasını sağlar. Allâh, kalplerinizde olanı bilir. Allâh, her şeyi hakkıyla bilir ve yerli yerice yapar.

33/52. Bundan sonra eşlerini boşayıp yerine güzelliği hoşuna gitse de başka kadınlarla evlenmen helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler bu hükmün dışındadır. Allâh her şeyi gözetip bilmektedir.

33/53. Ey iman edenler! Yemeğe çağrıldığınızda Peygamber'in evine erkenden gidip, yemek vaktinin gelmesini orada beklemeyin. Fakat çağrılırsanız daha önce girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra da, sohbete dalmadan ayrılın. Çünkü bu yaptıklarınız Peygamber'i rahatsız ediyor; fakat o bunu size söylemeye utanıyor. Allâh ise, gerçekleri çekinmeden açıklar. Peygamber hanımlarından ihtiyaç duyduğunuz bir şeyi, perde arkasından isteyin. Bu hem sizin için, hem de onlar için daha uygundur. Peygamberi rahatsız etmeniz ve ondan sonra eşleriyle evlenmeniz size helal değildir. Bu, Allâh katında büyük bir günahtır.

33/54. Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de farketmez; çünkü Allâh, her şeyi hakkıyla bilmektedir.

33/55. Peygamber hanımlarının, babaları, oğulları, kardeşleri, kız ve erkek kardeşlerinin oğulları, müslüman kadınlar ve sahip oldukları kölelerle yüzyüze konuşmalarında sakınca yoktur. Ey Peygamber hanımları, Allâh'a karşı sorumluluk bilinci içinde olun! Çünkü Allâh, her şeyi görür, bilir.

33/56. Şüphesiz Allâh ve melekleri, Peygamber'e yardım eder. Ey iman edenler, siz de yardım edin ve emirlerine uyun.

33/57. Allâh, kendini ve Peygamberini incitenleri, dünyada da, ahirette de rahmetinden uzaklaştıracaktır. Onlar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

33/58. Yapmadıkları bir suç isnat ederek mümin erkek ve kadınları incitenler, apaçık bir günah yüklenmiş olurlar.

33/59. Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara dışarı çıkarken vücut hatlarını belli etmeyecek elbise giymelerini söyle! Bu onların hür ve müslüman olduklarının anlaşılmasını ve rahatsız edilmemesini sağlar. Allâh, çok bağışlar ve merhamet eder.

33/60. Münâfıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine'de çirkin haberler yayanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, onlara karşı cephe alıp, şehirden sürüp çıkarmanı emrederiz. O takdirde Medine'de çok az bir süre yaşayabilirler.

33/60. Onlar Allâh'ın rahmetinden kovulmuştur; nerede ele geçirilirlerse yakalanıp öldürülür.

33/62. Daha öncekiler hakkında da Allâh'ın kanunu böyledir.  Sen Allâh'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın.

33/63. Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. "Onu Allâh bilir!" de! Ne biliyorsun, belki de kopması çok yakındır?

33/64. Allâh, kâfirleri rahmetinden uzaklaştırmış ve onlark için alevli bir ateş hazırlamıştır.

33/65. Onlar orada temelli kalacaklardır. Artık onların ne bir dostu, ne de yardımcısı vardır.

33/66. Ateşte yanacakları kıyamet gününde onlar şöyle diyeceklerdir: "Keşke Allâh'a ve Peygamber'e itaat etseydik!"

33/67. "Rabbimiz! Biz efendilerimize ve büyüklerimize uyduk, onlar da bizi doğru yoldan çıkardılar."

33/68. "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve rahmetinden de tamamen uzaklaştır."

33/69. Ey iman edenler! Mûsâ'ye eziyet edenler gibi olmayın! Unutmayın ki Allâh onu, halkının iftiralarından temize çıkarmıştı. Doğrusu Mûsâ, Allâh'ın yanında itibarlı biriydi.

33/70. Ey iman edenler! Allâh'a karşı sorumluluk bilinci içinde olun ve her zaman doğruyu söyleyin.

33/71. Böyle yaparsanız Allâh, işlerinizi düzene kor ve günahlarınızı bağışlar. Allâh'a ve Peygamber'ine itaat edenler büyük bir başarı elde edeceklerdir.

33/72. Göklerin, yerin ve dağların kaldıramayacağı kadar ağır sorumluluğu insan yüklenmiştir. Fakat insan bunu yerine getirmediği için, zalim ve âsi olmuştur.

 

33/73. İşte bu yüzden Allâh, erkek olsun, kadın olsun münâfık ve müşrikleri cezalandıracak, müminlerin de günahlarını bağışlayacaktır. Çünkü Allâh günahları çok bağışlar ve kullarına çok merhametlidir.