İbrahim PAÇACI

 

 

 

 

 

 

044. Duhân Sûresi        

44/1. Hâ-Mîm.

44/2. Hükümleri apaçık olan Kitab'a yemin olsun!

44/3. Biz, insanları uyarmak için, Kur’ân'ı mübarek bir gecede indirdik.

44/4. Hikmetli hükümler içeren dinlerin hepsi o gecede gönderilmiştir.

44/5. Bu bizim emrimizle olur. Çünkü biz, peygamberler göndeririz.

44/6. Bu da, Rabbinin insanlara bir rahmetidir. Şüphesiz o, her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

44/7. Kesin olarak inanıyorsanız bilin ki Allâh, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin sahibidir.

44/8. Allâh'tan başka ilâh yoktur. O diriltir ve öldürür; sizin de, atalarınızın da Rabbidir.

44/9. Böyleyken onlar, hâlâşüphe içinde oyalanıp duruyor.

44/10. Sen o müşriklerin, kıtlıktan dolayı gök yüzünü dumanla kaplıymış gibi görecekleri günü bekle.

44/11. O zaman, kafirlerin gözünü duman kaplayacaktır. Bu can yakıcı bir azaptır.

44/12. Onlar, "Rabbimiz, bu azabı üzerimizden kaldır! Çünkü artık iman edeceğiz." derler.

44/13. Onlar nerede, iman etmek nerede! Halbuki onlara, gerçekleri açıklayan bir peygamber gelmişti.

44/14. Fakat onlar, peygamberden yüz çevirip, "Bu dolduruşa getirilmiş delinin biridir." dediler.

44/15. Bu azabı üzerinizden biraz kaldıracak olsak siz, hemen eski halinize dönersiniz.

44/16. Kıyamet günü biz onları kıskıvrak yakalayıp cezalandıracağız.

44/17. Doğrusu biz onlardan önce Firavun halkını da aynı şekilde denemiştik: Onlara değerli bir peygamber gelip şöyle demişti:

44/18. "Ey Allâh'ın kulları! Bana gelin (uyun)! Çünkü ben Allâh tarafından size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim!"

44/19. "Allâh'a karşı büyüklük taslamayın! Çünkü ben, size apaçık mucizeler göstereceğim."

44/20. "Bana hakaret etmenizden, benim ve sizin Rabbiniz olan Allâh'a sığınıyorum."

44/21. "Bana inanmıyorsanız, hiç değilse yolumdan çekilin."

44/22. Fakat onlar kabul etmeyince Mûsâ Rabbine, "Bunlar, kâfir bir toplumdur. Onları sana havale ediyorum." diye dua etti.

44/23. Bunun üzerine Allâh şöyle buyurdu: "Siz onlar tarafından takip edileceğiniz için, inanan kullarımla birlikte geceleyin yola çık!"

44/24. "Sizin peşinizden gelip boğulmaları için, değneğinle denizde açtığın yolu öylece bırak!"

44/25. Firavun ve halkı geride pek çok bahçe ve pınar bıraktı.

44/26. Onların ekinleri ve güzel konakları geride kaldı.

44/27. Zevk ve sefa sürdükleri daha pek çok nimeti geride bıraktılar.

44/28. İşte böyle oldu! Sonra onların hepsini biz, başka bir halka verdik.

44/29. Onların ardından, ne gök ne de yer ağladı. Onlara mühlet de verilmedi.

44/30. Böylece biz, İsrâiloğullarını aşağılayan işkenceden kurtardık.

44/31. Biz onları, haddi aşan Firavun'un baskısından kurtardık.

44/32. Ne yapacaklarını bildiğimiz halde, onlara peygamber göndererek, yaşadıkları devirdeki bütün insanlara üstün kıldık.

44/33. Biz onlara, içerisinde çeşitli imtihanlar bulunan pek çok mucize verdik.

44/34. Mekke müşrikleri şöyle diyordu:

44/35. "Öldükten sonra bir daha dirilmeyeceğiz."

44/36. "Doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin."

44/37. Müşrikler mi, yoksa Tübba' halkı ve onlardan öncekiler mi daha güçlü kuvvetlidir? Kafir oldukları için biz onların hepsini helak ettik.

44/38. Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri eğlence olsun diye yaratmadık.

44/39. Biz onları bir amaç için yarattık. Fakat insanların çoğu bunu bilmez.

44/40. Hüküm günü, hepsi bir araya gelecektir.

44/41. O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmayacaktır. Onlara yardım da edilmeyecektir.

44/42. Allâh'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz Allâh, çok güçlü ve çok merhametlidir.

44/43. Cehennemde zakkum ağacı vardır.

44/44. O ağaç, kâfirlerin yiyeceğidir.

44/45. O yiyecek, onların karnında erimiş maden gibi kaynar.

44/46. Suyun fokurdaması gibi kaynar.

44/47. Allâh zebânîlere şöyle der: "Onu yakalayıp Cehennemin ortasına atın!"

44/48. "Sonra başına kaynar su dökerek işkence edin!"

44/49. "Ona şöyle deyin: 'Şimdi bu azabı tat bakalım! Hani sen, çok güçlü ve şerefliydin!'"

44/50. "'İşte bu azap, dünyadayken şüphe ettiğiniz şeydir.'"

44/51. Allâh'a karşı kulluk bilincinde olanlar, güvenli bir yerde olacaktır.

44/52. Onlar has bahçelerde pınar başlarındadırlar.

44/53. Onlar ipek ve atlastan elbiseler giyip karşılıklı oturacaktır.

44/54. İşte böyle olacaktır. Bir de onları güzel gözlü eşlerle evlendireceğiz.

44/55. Orada, her türlü meyveyi güven içinde yiyeceklerdir.

44/56. Onlar, cennette ölüm acısı tatmayacaktır. Tattıkları tek ölüm acısı dünyadaki olacaktır. Allâh onları Cehennem azabından koruyacaktır.

44/57. Bunlar Rabbinin bir ikramıdır. Bu büyük bir kurtuluştur.

44/58. Düşünüp ibret almaları için biz, Kur’ân'ı senin dilinde indirdik ve anlaşılmasını kolaylaştırdık.

 

44/59. Artık sen onların başına gelecekleri bekle; onlar da beklemektedir.